POLİSİN SIKTIĞI BİBER GAZI SONUCU YAŞAMINI YİTİREN LOKUM’CUNUN DAVASI BAŞLADI - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

POLİSİN SIKTIĞI BİBER GAZI SONUCU YAŞAMINI YİTİREN LOKUM’CUNUN DAVASI BAŞLADI

Bu haber 28 Haziran 2021 - 9:19 'de eklendi ve kez görüntülendi.
POLİSİN SIKTIĞI BİBER GAZI SONUCU YAŞAMINI YİTİREN LOKUM’CUNUN DAVASI BAŞLADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde Artvin’in Hopa ilçesindeki ziyareti öncesi yaşanan olaylarda polisin sıktığı biber gazı sonucu yaşamını yitiren Metin Lokumcu’nun ölümüne ilişkin dava 9 yıl 11 sonra Trabzon 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2.duruşması başladı.

Metin Lokumcu davasını EMEP SOL Parti  başkanlar kurulu üyesi Alper Taş, KESK’e bağlı sendikalar, lokumcu’nun ailesi, STK ,HDP, Yeşil Sol parti , CHP ve bazı meslek örgütleri ile, halkevleri ,Türkiye işçi partisi milletvekili barış Atay ,halkevleri genel başkanı nebiye merttürk ile Lokumcu’nun avukatları katıldı. Duruşma öncesi adliye çevresinde ise çok yoğun güvenlik önlemleri alındığı gözlendi.

Duruşma öncesi Eğitim Sen Trabzon şube başkanı Engin Nur ,Metin Lokumcu’nun davasının takipçisi olacaklarını ve Metin Lokumcu için adalet arayışlarının devam edeceğini ifade etti.

Duruşmada, Avukat Meriç Eyüboğlu: Sanıkların mahkemeye getirilmesi gerektiğini belirtti. Önceki celsede sanıkların getirilmesi talebinin reddi hukuksuzdur. Sanıkların yüzüne karşı soru sorma hakkımızı engelliyorsunuz!

Av. Eyüpoğlu: Sanıklar gazı bile isteye, sonuçları ile ilgili olarak da olursun olsun diyerek hareket etmişlerdir. Görevsizlik kararı verilmelidir.

Mahkeme heyetinin görevsizlik kararı verilmesi, davaya Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilmesini istiyoruz.

Av. Eyüpoğlu: Doğrudan soru sorma hakkımızı ortadan kaldırıyorsunuz. Kanuna açıkça aykırı bir işlem tesis ediyorsunuz. Ara karardan dönmeli ve sanıkların huzura getirilmesini sağlamalısınız. Bunu talep ediyoruz.

Av. Eyüpoğlu: Ölümün ardından 10 yıl geçmiş.Sanıkların fotoğraf ve vücut ölçülerinin alınıp gönderilmesi şeklinde bir ara karar kurdunuz.Bir sanık için kolluk ne yapmış? Boy, kilo vücut ölçülerini teknik olarak alacak ekipman olmadığı için sanığı terziye götürüp ölçü aldırmışlar.

Av. Bulduk: Bu durum dosyada raporlarda da sabit. O gün Hopa’ya 7 şehirden getirilen polis ve mühimmatla Hopa kuşatılmıştı. Kolluk mühimmat stoklarının bittiğini söylüyor. Bu gazdan Metin Lokumcu’nun etkilenmediğini söyleyemeyiz.

Gaziantep Baro Başkanı Av.Bektaş ŞARKLI: Bu dava ülke için önemlidir. Burdan biber gazını orantısız kullanması nedeniyle çıkacak karar emsal olacaktır. Ülkenin herhangi bir yerinde insanların biber gazindan ölmemesi için vereceğiniz karar önemlidir.10 yıl sonra AİHM’den bir ihlal kararı geldiğinde pişmanlık yaşayacağız bir şey yapmayın. Gerçek ve caydırıcı bir yargılamanın önünü açın. Bu dava Türkiye için çok önemli. Daha bir kaç gün önce LGBTİ+’ların Onur Yürüyüşü’ne polis saldırdı. İnsanlar yine gaza maruz kaldı, öleceklerdi.

Ankara Barosu adına Yönetim Kurulu Üyesi Av. Özgen Hindistan beyanda bulunuyor: Metin Lokumcu demokratik hakkını kullanan insanlar arasındayken, o gün kamu görevlilerinin orada önleyici, sakinleştirici bir girişimde bulunmak yerine insanları hamam böceği gibi gaza boğmuştur.

Av. Hindistan: Bu yargılamada taraf olmayı seçtik. Bizlerde kamu görevlisiyiz. Sınırı aştığımızda yargılanıyoruz. Polislerin aşırı şekilde gaz kullanmaları sebebiyle yargılanmaları ve cezalandırılmaları gerekmektedir.
Batman Baro Başkanı: Hukuksuzluğun yoğun olduğu bölgeden geliyorum. Bu davanın bu kadar geç başlaması hukuksuzluğun ayrı bir boyutudur. Emsal mahkeme kararları ve AHİM kararlarına değinerek hukuksuzlugun giderilmesi için örnek kararlar var.
Metin Lokumcu’yu da bu mucadelede kaybettik. Bu nedenle bu davaya Yeşil Artvin Derneği olarak müdahil olmak istiyoruz.
Yeşil Artin Derneği yöneticisi, davanın müdahil Avukatı Bedrettin Kalın : Bölgemiz başta derelerimiz olmak üzere doğası ciddi talan altında. Yıllardır doğanın talanina karşı mücadele ediyoruz, ülkenin her yerinde yaşam alanlarına karşı yapılan saldırılara karşı mücadele ettik.
Mahkeme tüm müdahillik taleplerini reddetti. Duruşmaya ara verildi.
DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI
Mahkeme verilen aranın ardından tanık dinlenmeleriyle başladı. İlk olarak Tanık Kamil Ustabaş Konuşuyor.
Ustabaş: Başbakan oraya geleceği için tüm basının geleceğini bekliyorduk. O sebeple basın açıklaması yapmaya karar verdik. Erdoğan’ın miting yapacağı yeri ululararası yol dediğimiz yolun karşısında açıklama yapacaktık. Açıklama öncesi horon oynanıyordu. Bir anda polis saldırdı.
Ustabaş: Sadece bizlere değil, etrafta açıklamayı izleyen esnafa, meraklı kalabalığa da polis gaz attı. Öyle ki bir esnafın dükkanının çatısı yandı. Sonay Kotil başından hedef alınarak yapılan atışla gaz fişeğiyle yaralandı. Başka iki kişi bacağından yaralandı.
Dönemin başbakanının korumalarından biri çeviklerin yanına geldi. Ben de oradaydım. “Siz bu işi bilmiyoruz.” deyip gaz fişeği atma tabancasını alıp kitleye doğru sıktı. Sonra geri verip “al aynen böyle devam” diyip gitti.
31 Mayıs’ta yaşananları anlatarak Hopa halkına yapılan saldırıyı Emniyet amirleri, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumaları yönetti. Çünkü koruma polisi bile gaz sıktı.
Dönemin kaymakamı “o kadar güzel ve çok gaz kullandık ki stoklarımızı bitirdik” dedi. İnsanlar ne oluyor savaş mı var diyordu o gün. Bir çok ölü çıkabilirdi. Bir çok insanın ölmemesinin nedeni; esnaf insanları dükkanlarına alıp arkadan kapılarını kilitledi.
İlk gaz atıldığını anda Metin hocamızı gördüm. Yanında abilerimiz dediğimiz büyüklerimiz vardı. Onlar kolluk kuvvetlerinin amirlerine durun ne yapıyorsunuz diye tepki gösterdi. Sonrasında gaz nedeniyle alandan uzaklaştım. Metin Hocayı en son o zaman gördüm.
Miting alanı ile bizim basın açıklamasını yapmak istediğimiz alan arasında iki uluslararası yol geçiyordu. Miting alanına 150 metre uzaktaydık. Zaten açıklama yapmak dışında bir irademiz yoktu. O gün basın açıklaması yapılmasına müdahale edilmeseydi bunlar yaşanmazdı.
Tanık Recep Demirci beyanda bulunuyor: Metin Lokumcu’nun hastaneye kaldırıldığını duyunca hastaneye gittim. Orada bir anda silah sesleri gelmeye başladı. Miting otobüsü geçerken gaz ve su sıkıldı, rastgele havaya ateş açılıyordu. Ben gazdan bayılmışım.
Ben kendime geldiğimde, yine silah seslerini duydum.
Ellerinde sopa olan takım elbiseli kişiler vatandaşlara saldırıyordu. Bir kısmı da havaya ateş ediyordu. En sonra araya jandarma araya girdi ve takım elbiseli kişilerle halk arasındaki olaylar durdu.
Bu kişiler başbakanlık koruması idi. Halka sürekli küfür ediyorlardı. Bir provakasyon yaratmak istiyorlardı. İnsanlar kendilerine saldırsınlar diye. Jandarmadan görevli bir rütbeli “ne yapıyorsunuz insanları öldüreceksiniz” diyip araya girdi.
Tanık Ali Rıza Özgenç dinleniyor: O gün seçim atmosferi vardı. Mitingin yapılacağı yer 10 günde sahil doldurularak inşa edildi. Hopa’da köyde yapılacak olan HES’e karşıydık. Orası dik bir yamaç olduğu için heyelan riski fazlaydı ve Hopa’nın içme su kaynaklarını da yok edecekti.
İkinci olarak da çayda kota ve tavan fiyat uygulamasında adaletsizlikler vardı. Üretici zarar etmeye mahkum ediliyordu. Başbakan’da geleceği için bunları bizzat konunun muhattabına iletmek istedik.
İnsanlar orada horon oynarken bir anda horon oynayan insanların üzerine su sıkılıp, gaz atıldı. Arbedenin durdurulması için Metin’in ve benim de aralarında olduğum insanlar mücadele ettik, görüştük ama fayda etmedi. Orada ben de ölebilirdim. Daha sonra Metin ile kaybolduk Göz gözü görmüyordu. Ölüm haberi gelince ben hastaneye gittim. Hastanede de kaos halindeydi. Miting alanına bir tazyik yoktu. Biz bunları hakketmemiştik.
Tanık Cemil Aksu beyanda bulunuyor: Bağımsız gazeteciyim. O gün orada basın mensubu olarak oradaydım. Show TV için görüntü çekiyordum. Biz beklerken daha önceden tanıdığım Emniyet Müdür Yardımcısı yanıma gelip buralar karışacak git dedi. Bir süre sonra müdahale oldu.
Metin Lokumcu’yu tanırım. Hopa küçük yerdir. Metin Hoca’yı, Eğitim-Sen’den, Halkevleri’nden, ÖDP’den bilirim. O gün de gördüm. Horonu seyrediyordum. Metin Hoca’da alandaydı. Bir anda müdahale oldu. 2-3 saat sürdü olaylar.
Sonradan Metin Hoca’nın hastaneye kaldırıldığını duydum. Bunu duyan insanlar hastaneye gitmeye başladı. İnsanlar hastaneye giderken bile gaz atılıyordu. Hastaneye yaklaştığımızda yoğun silah sesleri geldi. İnsanlar yerlere yattı. Her yer gazdı.
Hastanede beklerken, koruma polisleri bizlere silah doğrulttu. Tehdit ve hakaretlerde bulundu. Sonra jandarma araya girdi. Biz daha sonra bir koruma polisinin de yaralandığını öğrendik.
Tanık Şenol Çelik beyanlarda bulunuyor: Olay günü basın açıklamasına birlikte gidelim diye Metin abimle konuşmuştuk. Birlikte gidecektik. Ben o dönem muhtardım. Beni diğer muhtar arkadaşım aradı. Kaymakam Bey’in aradığını sabah erkenden açıklama alanında olmamızı istediğini söyledi.
Bizden alanda olmamızı istemiş, bir taşkınlık önüne geçelim diye. Sabah erken gittiğimiz için çevik kuvvetler civardaki kahvelerde oturuyordu. Biz de gittik. Bir çeviğin telefonla konuşmasına şahit oldum. “Hopa’dayız. Birazdan görürsün “Küçük Moskova’da” neler oluyor” dedi.
Muhtar olduğum için Hopa İlçe Emniyet Müdürü’nü aradım. Duyduklarımı söyledim Bana alanda bizim yetkimiz yok dedi. İnsanlar toplanmaya başladı ve horon oynanıyordu. Sonrasında gazlı ve TOMA’dan suyla müdahale edildi. Biz bir anons duysaydık insanları uyarırdık. Anons yapılmadı. Olaylar başlayınca ben de gazdan etkilendim. Bir otele sığındım. Kendime gelip otelden çıktığımda İş Bankası önünde Metin’in sıkıştırıldığını gördüm.
Polis kalkanla sıkıştırmıştı. Orada yanına gittim, polis başka tarafa yöneldi.
Sonra biz Metin ile ayrıldık. Bir süre sonra hastaneye kaldırıldığını öğrendim ve hastaneye gittiğimde ölmüştü. Akşam jandarma komutanı beni aradı. Gözaltı listesi olduğunu söyledi. Köy yeri olunca bu tip işlerde bilirsiniz muhtar aranır.
Ben sonrasında jandarma karakoluna gittim. Liste gösterdiler. Listede ölen Metin Lokumcu’da vardı arananlar arasında. Yine o gün Ankara’da olan Nurcan Altunkaya vardı.
Belli ki liste olaylar zaten çıkmadan önce şehirdeki muhalif insanlar üzerinden liste yapmışlardı.

Ben kimse evde değildir. Cenaze var biliyorsunuz. Herkes cenaze evindedir. Cenaze evinden de insanları almazsınız herhalde dedim. Bunun üzerine jandarma komutanı bana o zaman “sen gözaltındasın” dedi bana. Ben de kendi ayağımla geldim beni neden gözaltına alıyorsun dedim.

Yapacak bir şeyim yok dedi. O zaman beni nezarete indirin dedim. Yok muhtarsın ayıp olur dedi. Olmaz, madem öyle gözaltındayım gereğini yapın dedim ve 6 gün gözaltında kaldım. Erzurum’dan salıverildim.
Tanık Mustafa Özgüven beyanında: Metin Lokumcu ile yan yanayken bir anda ayağımızın dibine gaz geldi. Nefes alamadık. Gözlerimiz bile görmez oldu. Kendimizi bir yere atıp nefeslendik. Limon filan verdiler. Kendimize geldik. Metin’i sonrasında görmedim.
Tanık Şevki Kalkan beyanda : Koca bir kent gaz altındaydı. Hiçbir yerde nefes alamıyorduk. Metin hocamız, canımız ciğerimizdi. Gaz bulutunun içinden hastaneye ulaştık. Hastanede de gaz yemeye devam ettik.
Tanık beyanları tamamlandı. Duruşmaya 15.15’e kadar ara verildi.

Trabzon da görülen Metin lokum’cu davasının 2.duruşmasında Mahkeme kararını açıkladı:

Dava ağır ceza mahkemesinde görülecek.

Av. Meriç Eyüpoğlu: “Türkiye tarihi suçlu polislerin tespit edilememe tarihidir!”

Mahkemeniz keşif ile ilgili görevli miyim değil miyim diye düşünmesin. Çünkü zaten görevsizsiniz. Bu dosyada Hopa’daydı. Buraya kaçırıldı. Siz de bu dosyaya atandınız! Atanmış bir mahkemesiniz!

Cumhuriyet Savcısı görevsizlik -TCK 87/4 maddesi kapsamında kalıp kalmadığının tartışılması gerektiği düşüncesiyle- (farklı gerekçeyle) kararı verilmesini mütalaa etti.

Mahkemenin GÖREVSİZLİĞİ ile TCK 87/4 hükmü uyarınca dosyanın görevli AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE gönderilmesine karar verildi.

Karar sonrası Halkevlerinden yapılan açıklamada:

“Mücadelemiz tam olarak istediğimiz gibi olmasada kısmen olumlu bir sonuca ulaştı. Olası kast tartışmamızı sürdürmeye devam edeceğiz! Bu daha başlangıç mücadeleye devam” Denildi.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA