Bakan İkizdere’den Adeta Kaçtı! - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek
Recep Memişoğlu
Recep Memişoğlu

Bakan İkizdere’den Adeta Kaçtı!

Bu haber 11 Mayıs 2021 - 17:46 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Bakan İkizdere’den Adeta Kaçtı!

Bakan İkizdere’den Adeta Kaçtı!
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun Rize’ye gideceği belliydi ve İkizdereliler de karşılamak için tüm hazırlıklarını tamamlamışlardı. O da ne! Bakan köylüleri çağırmadan Rize merkezde bir toplantı gerçekleştirmiş. Kimlerle beraber, ne konuşmuşlar, neden böyle bir şeye gerek görülmüş belli değil.

Oysa sorun İkizdere’deydi ve oradaki vatandaşlarla konuşulmalıydı. Köylüler bu yapılan toplantıyı da öğrenmişler ve çok kızdılar, “bizim olmadığımız, çağrılmadığımız toplantıda kim ne konuşuyor” diye.

Geç saatlere doğru bakan uzun bir konvoyla taşocağın yapılacağı alanın girişine, halkın toplandığı yere gelmiş. Köylüler haliyle Bakanı görünce derdimizi anlatacağız diye sevinmişler. Ama işin özü öyle olmayacaktı. Bakan hemen söze girdi ve “bakın biz araştırdık, inceledik en uygun taş, malzeme burada varmış.

Biz bu malzemeyi size en az zarar verecek şekilde en kısa sürede alacağız. Bakın çocuklarınız işsiz, onlar kapı dibinde iş bulacaklar, çalışacaklar. Siz karşı çıkmayın, bizde karar verdik zaten, tatsızlık olmasın, direnmeyin” mealinde sözler saf edince. Köylülerin tepesi atacaktır tabii.
İkizdereli köylüler, özellikle de önde duran kadınlar hep bir ağızdan, “bakan biz burada taş ocağı istemiyoruz, sizin işinizi de istemiyoruz, bizi doğamızla, huzurumuzla başbaşa bırakın” deyince, bakan arkasını döndü ve alanı adeta terk etti. Köylüler, “aaa bakan gidiyor, daha diyeceklerimiz vardı, bizi dinlemedi, ‘doğama, suyuma, toprağıma, ağacıma dokunma’ sloganlarıyla halk bakanı uğurlamış oldu.

Şimdi gelelim bakanın 3-4 gün önce direnen ve doğasına sahip çıkan köylüler için sarf ettiği sözlere; Ankara’da ki açıklamasında, “onlar Marjinal, Devlet düşmanı, Terörist” deyince, haliyle köylülerin bakanı yüz yüze gördüklerinde ‘tüm bu sözleri hak etmediklerini, bu yörenin bir insanı olarak nasıl bu sözleri sarf ettiğinin’ de hesabını soracaklardı.

Bakan anlamış olacak ki, ‘ben bunlarla baş edemem en iyisi çekip gitmek’ diye düşünecektir. Hatta vatandaşın biri, “ben yıllarca AKP’ye oy verdim ama yanlış yapıyorsunuz, halkı dinlemiyorsunuz, taş ocağını istemiyoruz” deyince haliyle bakan bozulacaktır.

Evet, AKP, İkizdere’de beklemediği bir dirençle karşılaştı. Kendi ‘arka bahçesi, bizden birileri, bize karşı çıkmazlar’ diye düşündükleri İkizdere halkı AKP’yi şaşırttı, adeta hayal kırıklığına uğrattı. Doğrudur, büyük çoğunluk yıllarca bu partiye oy vermişler, desteklemişler ama kendilerine sorulmadan, rızalıkları alınmadan yapılan bu doğa kıyımına dur demek için, bölgede partiler üstü bir konsensüs sağladıkları görülüyor. Yani parti yandaşlığı gözetilmeksizin, parti sözü anılmaksızın birleştikleri bir şey var, “yeşilimize, doğamıza, suyumuza, ağaçlarımıza dokunmayın, bizim huzurumuzu bozmayın” diyorlar. Çünkü İkizdere halkının huzuru daha önce burada yapılan HES’lerle bozulmuştu zaten. Dahasına razılıkları ve rızalıkları da yoktu.
Bundan doğal, bundan insani, bundan medeni, bundan yöresel ve sezgisel ne olabilir? Siz bir yerde bir uygulama yapıyorsunuz ama yöre halkını hiç dikkate almıyorsunuz, onların ikna edilmesinin gerekliliği üzerinde durmuyorsunuz.

“Bunlar bizden sorun çıkmaz” edasıyla hareket ediyorsunuz fakat kazın ayağı bu kez öyle değil, ‘şahsım, tek adam’ yöneticileri bu kibrin ve azgın rant ekonomisinin dizginsiz büyümesi sonucu başlarını döndürmüştü.
AKP, kendi sefasını ve iktidarının devamı için yarattığı yandaş kesim desteklemeye devam ediyor. Ama bu iktidarın halka verebileceği artık ne bir sözü, ne bir gücü ve ne de niyeti kalmıştır. Halk da artık her şeyin farkında ve boş sözlere inanmamaktadır.

Halk taşocağı değil bölgede ‘çay fabrikası’ istemektedir. AKP ise, ‘taşocağında çalışacak 3-5 kişi ile yetinin’ demeye getiriyorlar. Oysa yöre halkı, geleceklerini karartacak, var olan yaşam kalitelerini de bozacak ve doğalarına katliam derecesinde zarar verecek işin bölgelerinde yapılmasını istemiyorlar ve bunda da sonuna kadar kararlı olduklarını söylüyorlar.
Bakan giderayak bir tehdit daha savurdu aslında, “siz tamam ama bölge dışından gelenlere bundan sonra toleranslı davranmayacağız” anlamında sözler sarf etti. Bu sözler, ileride durumun daha da sertleşeceğini göstermektedir.

Onun içindir ki, bölgeye gelen milletvekilleri ve siyasilerin, sadece makineler önünde demeç vermeleri yeterli değil, gerekirse iş makinelerinin önüne yatmalarını, faklı eylem türleri ortaya koymalarını bekliyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA