betnis giriş
betnis
betnis
yakabet giriş
nisbar giriş
nisbar

CHP Rize İl başkanı Deniz “AKP hükümeti ekonomiyi getirdiği nokta, bugün vatandaşların çektiği sıkıntıların temel sebebidir

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, partisinin il başkanlığı binasında gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldi. HABER: GENÇAĞA KARAFAZLI KAMERA: SÜMEYYE ÇELİK CHP İl başkanı Saltuk Deniz, “AKP hükümetinin ekonomiyi getirdiği..

CHP Rize İl başkanı Deniz “AKP hükümeti ekonomiyi getirdiği nokta, bugün vatandaşların çektiği sıkıntıların temel sebebidir
Son Güncelleme: Whatsapp

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, partisinin il başkanlığı binasında gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldi.

HABER: GENÇAĞA KARAFAZLI

KAMERA: SÜMEYYE ÇELİK

CHP İl başkanı Saltuk Deniz, “AKP hükümetinin ekonomiyi getirdiği nokta, bugün vatandaşların çektiği sıkıntıların temel sebebidir. Daha önce hükümetten zorla kovdukları, meydanlarda yaptıkları saygısızlıklarla suçladıkları insanları, bugün ekonomiyi kurtarmak için ekonominin başına getirdiler. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve özellikle AKP hükümetinin son 22 yılda geldiği noktayı göstermektedir.” İfadelerini kullandı.

(RİZE)- CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz partisinin il başkanlığı binasında düzenlediği kahvaltılı basın toplantısına CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Nejla Kaçan, CHP Merkez İlçe Başkanı Necati Topaloğlu, CHP Rize il Kadın Kolları Başkanı Berrin Piyadeoğlu, CHP Rize İl Sekreteri Özlem Kulelioğlu Çemberci’nin yanı sıra il ve ilçe örgütünün yöneticileri katıldı.

Çeşitli konularda gazetecilerin sorularını cevaplandıran CHP Rize il başkanı Saltuk Deniz, AKP hükümetinin ekonomiyi getirdiği nokta, bugün vatandaşların çektiği sıkıntıların temel sebebi olduğunu ifade ederek şunları söyledi.

“Dün kovdukları insanları bugün ekonomiyi kurtarmak için yeniden ekonominin başına getirdiler”

“Bildiğiniz gibi son günlerde, özellikle son birkaç gündür Türkiye’de emeklilerin, asgari ücretlilerin, öğretmenlerin, çiftçilerin, çay üreticilerinin ve toplumun diğer kesimlerinin ekonomik sıkıntılardan dolayı ciddi tepkileri, isyanları ve ses çıkarmaları var. 2002 yılından bu yana ülkeyi yöneten AKP hükümetinin ekonomiyi getirdiği nokta, bugün vatandaşların çektiği sıkıntıların temel sebebidir. Daha önce hükümetten zorla kovdukları, meydanlarda yaptıkları saygısızlıklarla suçladıkları insanları, bugün ekonomiyi kurtarmak için ekonominin başına getirdiler. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve özellikle AKP hükümetinin son 22 yılda geldiği noktayı göstermektedir. Ülkeyi kötü yönetmeleri sonucunda, artık çifte vatandaş olan ve İngiliz tefecilerin temsilcisi olarak bilinen birini ekonomiden sorumlu tek kişi olarak atadılar. Bugün AKP, kendi yarattığı ekonomik yıkımın bedelini vatandaşlardan çıkarmak istemektedir. Ekonomik sorunları çözüm olarak vatandaşın boğazına giren ekmeği geri almanın peşindedirler ki, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir örnek olmadığını hepimiz biliyoruz.”

“Gürcistan’a baktığımızda ekonomik değeri açısından bizden daha yüksek bir para birimine sahiptir”

Türkiye’nin emekli ücretinin Arnavutluk’tan sonra en düşük olduğu ülke konumuna geldiğini belirten Deniz, “Avrupa ülkelerine baktığınız zaman, Türkiye’nin emekli ücretinin Arnavutluk’tan sonra en düşük olduğunu görüyoruz. 2015 yılına kadar emekli ücretleri asgari ücretlerin üzerindeyken, 2015 yılından itibaren emekli ücretleri asgari ücretlerin altına düşmüştür. 2003 yılında emekli asgari ücretler, emekli ücretinin %47’si kadarken bugün tam tersi durum yaşanmaktadır; emekli ücretleri asgari ücretlerin %50’si kadar inmiştir. Bu çarpık durum, insanların sıkıntı çektiği bir süreci yansıtmaktadır.

2002 yılında bir kilo ekmeği 1 liraya alırken, bugün 1 kilo ekmeği 50 liraya almaktayız. Türkiye’nin durumunu en iyi özetleyen noktalardan biri budur. Komşumuz Gürcistan’a baktığımızda ise, 10 yıl önce 15 yıl önce 100 TL karşılığında 130 Lari alabilirken bugün 1000 TL verip 85 Lari alabildiğimizi görüyoruz. Gürcistan üretim açısından sınırlı olsa da ekonomik değeri açısından bizden daha yüksek bir para birimine sahiptir. Çaykur bir yıl içinde kuru çaya %133 zam yaparken, çay üreticilerine yapılan zam oranı %54,5 olarak kalmıştır. Bugün çay üreticileri ciddi bir yoksulluk sınırında yaşamaktadırlar. Haziran ayında açıklanan yoksulluk sınırı 61 milyon, açlık sınırı ise 18 milyon olarak belirlenmiştir. Hükümet yetkilileri, asgari ücrete bu dönemde zam yapılmayacağını, emekli ücretlerine ise %24 oranında zam yapılacağını ifade etmektedirler. Bu durumda, hükümet işçileri, emeklileri ve çalışanları daha da fazla yoksulluğa mahkûm etmektedir.” dedi

“Dört kişilik bir ailenin Ardeşen’den Rize’ye dolmuş ile gidip gelmesi mümkün hale gelmemektedir”

“beşli çete” denilen büyük firmaların büyük bankalara olan vergi muafiyetlerinin devam ettiğine dikkat çeken CHP Rize il başkanı Saltuk Deniz açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü, “Tasarruf deyince, vatandaştan tasarruf yapılmasını bekleyen yeni maliye bakanımız, İngiliz sermayesinin temsilcisi olan tefecilerin bakanı ise nedense sarayın harcamalarını kısmaktan vazgeçmiyor. Bugün sarayın günlük harcaması 36 milyon lira, aylık harcaması 100 milyonun üzerinde ve yıllık olarak milyonlara varan bir rakamla karşı karşıyayız. Sarayı kapatsanız bile, bugün emekliye yapılacak zamları artırabilir, asgari ücreti artırabilirsiniz. Yaşadığımız her şeye vergi geleceğini, yapılan tüm açıklamalardan anlıyoruz. Garsonların bağış işlerine kadar düşen bir anlayışla karşı karşıyayız. Buna rağmen, “beşli çete” dediğimiz büyük firmalara büyük, yapılara büyük bankalara olan vergi muafiyetleri devam etmektedir. Ülkemizin içinde bulunmuş olduğu koşullarda vatandaşlarımız çok ciddi bir geçim sıkıntısı çekmektedir. Artık bir dört kişilik bir ailenin Ardeşen’den Rize’ye dolmuş ile gidip gelmesi mümkün hale gelmemektedir. Yani bir hastanız var, hastanızı ziyaret etmek isterseniz, bu nereden baksanız bir milyardan daha fazla bir paraya mal olmaktadır. Yani asgari ücretli bir aile demek ki Rize’de hastanede hastalarını ziyaret edemeyecektir. Bu tabii ki ne minibüsçülerimizin, arkadaşlarımızın suçudur, ne fırıncıların suçudur; bu ülkeyi kötü yönetenlerin suçudur. Çünkü siz petrol fiyatlarını 1,66 liradan ya da 1.58 TL’den bugün 40 liraya kadar çıkartmışsınız. Un fiyatlarının yüksek olduğunu hepimiz görüyoruz. Savaş halinde olan Ukrayna’dan buğday ithal ediyoruz, un ithal ediyoruz. Yani böylesi çarpık bir durumda bu işin sorumlusu ülkeyi yöneten insanlardır. Bunun vatandaşlarımızın özellikle dikkat etmesi, önemsemesi ve benimsemesi gerekiyor. Hükümetin şu anki ekonomi politikalarına karşı olan tepkilerimizi her geçen gün daha da çok arttıracağız, biliyorsunuz.

“Eğer vatandaşların geçim sıkıntılarını çözemiyorsanız bir an önce seçime gitmelisiniz”

Geçmiş dönemlerde “bezduk, darlanduk” eylemleri yapmıştık. Bu eylemlerimiz tüm Türkiye’de ses getirmişti, çünkü yerel bir tepkiyi dile getiriyordu. Şu an genel merkezimiz tarafından tüm Türkiye’de örgütlenen planlan vatandaşı ayağa kaldırmak için yola çıkmış bulunuyoruz, çünkü eğer yaşadığımız sıkıntılardan şikayetçiysek, geçinemiyorsak, aldığımız ücretten memnun değilsek, emekli olarak memnun değilsek, çalışan olarak memnun değilsek, işçi olarak memnun değilsek, çiftçi olarak memnun değilsek, o zaman ayağa kalkıp sesimizi yükselteceğiz. O zaman ayağa kalkacağız, hep birlikte sesimizi yükselteceğiz, mücadele edeceğiz. Biz buradan sesleniyoruz hükümete, şu an ülkemizde vatandaşların içinde yaşadığı ekonomik sıkıntıların bir an önce çözülmesi için gerekli olan adımları atmanız gerekiyor. Asgari ücretin en az 25.000 TL olması gerektiğini ve emekli ücretlerinin en az asgari ücret kadar arttırılması gerektiğini söylüyoruz. Aynı zamanda üreticilere ve çiftçilere olan devlet borcunun bir an önce ödenmesi gerektiğini, yatırımların teşvik edilmesini, kamu kaynaklı kredilerde garanti yapılan ödemelerle ilgili olan faizlerin bir süre durdurulmasını, sarayın harcamalarının durdurulmasını, sarayın kapatılmasını, tüm elde edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlarımızın elde ettiği ve yarattığı kaynakların gelirlerin tamamen vatandaşlara harcanmasını sağlayacak bir siyasi iradeyi ortaya koymasını söylüyoruz. Ya vatandaşların geçim sıkıntılarını çözün ya da seçime gitmek zorundasınız. Eğer vatandaşların geçim sıkıntılarını çözemiyorsanız, demek ki zaten bunu çözecek siyasi iradeye, hükümeti yönetme yetkisine ve niyetine sahip değilsiniz. O zaman bir an önce seçime gitmelisiniz.” Dedi.

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.