HOPA SAHİLİNE NE YAPILMAK İSTENİYOR ? HOPAYA DOKUNMA! - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

HOPA SAHİLİNE NE YAPILMAK İSTENİYOR ? HOPAYA DOKUNMA!

Bu haber 12 Mayıs 2021 - 18:14 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HOPA SAHİLİNE NE YAPILMAK İSTENİYOR ? HOPAYA DOKUNMA!

HOPA SAHİLİNE NE YAPILMAK İSTENİYOR

Hüseyin Altun -Gençağa Karafazlı 

Hopa Belediyesi tarafından hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca 06.05.2020 tarihinde onaylanan “Artvin İli Hopa İlçesi Kıyı ve Sahil Düzenlemesi Amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı” ve “1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı” tartışmalara sebep oldu. Hopa sahilini tümüyle doldurulması öngörülen plan ne anlama geliyor?

NERDEN ÇIKTI BU PLAN?

Bu plan 2014 yılında Hopa Belediyesi tarafından hazırlıyor. Plana göre Sugören ile Liman arası (sadece sundura dere ağzı açık kalacak şekilde) sahil komple doldurulacak. Dönemin Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üye çoğunluğu AKP’de ancak 05/11/2014 tarihinde yapılan Belediye Meclisi toplantısında diğer partili meclis üyelerinin de desteğiyle bu plan oy birliğiyle kabul edildi.

 

Plan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletiliyor ve Bakanlık tarafından görüşler toplanmaya başlandı. Pek çok kurum görüş verdi. Bu görüşlerden 1 tanesinde, Sugören deresinin önünün kapatılmaması gerektiği de yazıldı. Bu görüş sebebiyle planın revize edilmesi gerekti ve süreç uzadı.

2019 yerel seçimlerinde Hopa Belediye Başkanlığı ve Belediye meclisi üye çoğunluğunu AKP kaybetti.  Görevi devralan CHP’li Belediye Başkanı önceki dönem AKP’li belediyenin hazırladığı planı tozlu raftan alıp, revize ederek yeniden Bakanlığa gönderdi ve Bakanlık da planı 14.05.2020 tarihinde askıya çıkarttı.

Şu an bir AKP projesi olan sahil dolgu planı CHP eliyle hayata geçirilmek isteniyor.

PEKİ PLANDA NELER VAR? 

Hopa sahilinin tamamının bu planla birlikte doldurulmak istendiğini görüyoruz.

Toplam 34.4 hektar (344.000 m2) alana dolgu yapılacağı planlanmış. Hopa’nın en batısında yer alan Sugören mahallesi ile OrtaHopa’da yer alan Liman girişi arasının ortalama 100-120m açığa kadar dolgu yapılacağı planlanmış. Bu alanda zaten Sundura deresi ile Sugören mahallesi arasının bir kısmı ve sundura deresi ile iskele arası daha önceden hukuksuzca doldurulmuş durumda (yaklaşık 127.000 m2 – 650.000 m3). Bu planla bu durum resmileştiriliyor.

67.500 KAMYONUN HOPA SOKAKLARINDA GEZECEK! KÖYLERDE TAŞ OCAKLARI AÇILACAK!

Bu planla birlikte yeni olarak, Liman ile İskele arasının ve Sugören mahallesi önünün de doldurulacağı görülüyor (250.000 m2 – Yaklaşık 30 futbol sahası– 1.350.000 m3).

 

Bir kamyonun 20 m3 malzeme taşıdığı düşünüldüğünde yaklaşık 67.500 kamyonun Hopa sokaklarında gezmesi demektir bu! Köylerde yeni taş ocağı açılması demek!

Karadeniz Sahil yolu projesiyle birlikte deniz ile olan bağı kısmen kopartılmış olan Hopa’nın, artık bir sahil kenti özelliğinin kalmayacak olması demek.

 

İSKELE YOK EDİLECEK!

Sadece bir “iskele mücadelesi”ne indirgenmesini istemeyiz ama sevinçlerimizi, hüzünlerimizi paylaştığımız, eşlerin birbirlerine evlenme teklif ettiği, evlenildiği, şarkı söylediğimiz, filmlere konu olan-ödül almış filmlerde görüntüsü olan, her bir Hopalının mutlaka anısının olduğu Hopa İskelesi de bu planla yok edilecek.

 

Projenin ÇED’i yok!       

 

Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin Seçme, Eleme Kriterleri Uygulama Yöntemi başlıklı 4. bölümünün 15. Maddesinin (a) bendinde yer alan Ek-2’de “Denizden 10.000 m2 ve üzerinde alan kazanılması projeleri”ni Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinin değerlendirmesine bırakılıyor. Ancak Çevre ve Şehircilik Artvin İl Müdürlüğü; 344.000 m2 dolgu yapılacağı belirtilen bu projeyle ilgili 30.11.2016 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı veriyor

 

“ÇED’E GEREK YOK” KARARI, KENDİ İÇİNDE DE HATALI!

“Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” belgesi aynı zamanda hazırlanan imar planlarıyla da örtüşmemektedir. Zira hazırtlanan planlarda dolgu alanı bir sayfada 344.000 m2 olarak gösterilirken, bir tabloda 314.590m2 gösteriliyor. Oysa “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararında alanın 318.300 m2 olduğu belirtilmektedir.

PLANDAKİ 

HALİHAZIR HARİTA BİLGİLERİ GÜNCEL DEĞİL, AÇIKLAMA RAPORU HATALI VE BİRÇOK EKSİKLİKLER MEVCUT.

Sağlıklı planların yapılabilmesi, planlanacak alana ilişkin haritaların ve diğer verilerin doğru ve güncel olarak elde edilmesiyle mümkündür. Mekansal Planlar Genel Müdürlüğü “hangi amaçla ve nerede yapılacak olursa olsun bir dolgu planı teklifinin onaylı kıyı kenar çizgisini içeren, gerekiyorsa güncelleştirilmiş onaylı halihazır harita üzerine hazırlanması zorunludur” demektedir. Bu çerçevede askıya çıkartılan İmar Planında ki halihazır harita bilgilerinin güncel olmadığı, açıklama raporunun hatalı ve birçok eksikliklerin olduğunu tespit ettik.

Mesela;

  • Fiiliyatta zaten dolgu yapılmış olan Sundura deresi ile Sugören mahallesi arasındaki alanın haritalarda hala deniz olarak gösterildiği, eskiler hatırlayacaktır, hala orada T lerin olduğu gösterilmiş,

 

  • Ortahopa Mahallesi-Liman mevkiinde yer alan ve tüm ilçenin derin derşarjının yapıldığı tesisin ve itfaiye binasının gösterilmediği görülmüştür.

Bunlar gibi pek çok maddi hatayı, plan paftalarında ve açıklama raporunda tespit etmiş bulunmaktayız. 

ALANIN AFET RİSKİ BARINDIRDIĞI PLANA EK RAPORDA YER ALMAKTADIR!

Plan ekinde yer alan İ Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporunda kalınlaştırılmış puntolarla “…inceleme alanındaki birimlerin sıvılaşma açısından tehlike arz ettiği gözlemlenmiştir.” ifadesi yer almaktadır.

Sahili komple doldurulan Rize’de, plana ek raporda belirtilen bu sıvılaşma tehlikesi görülmüş ve sahilde yer alan yapıların komple yıkılması gündeme gelmiştir.

Yine, 1999 İzmit depreminde, Değirmendere’de 100 metre genişliğindeki dolgu, üzerindeki yol, park ve beş katlı binayla birlikte denize kaymıştır.

Plansız, izinsiz ve gerekli araştırmaları tamamlanmadan yapılan dolgular yalnızca kıyıya zarar vermekle kalmamakta, doğal afetlerde de en fazla zarar gören alanlar arasında yer almaktadır.

Burada da binlerce insanı bu alana toplamayı amaçlayan bu planla birlikte telefisi imkansız kötü sonuçlar ortaya çıkabilir/çıkacaktır.

SAHİL YOLU PROJESİYLE BİRLİKTE DENİZE ULAŞIM ZORLAŞTI, BU PLANLA DAHA DA ZORLAŞTIRILACAK!

Planının Açıklama Raporunda, denizin doldurularak Karadeniz Sahil Yolunun yapılmasının ardından kent ile sahilin bağlantısının koptuğu, bu sebeple de kent halkını yeniden kıyıyla buluşturmak amacıyla bu planın yapıldığı belirtiliyor. Karadeniz sahil yolunun yapımı sürecinde bu olumsuzluk bölge halkı ve Meslek örgütleri-TMMOB tarafından defalarca dile getirilmiş, yapılan projenin kanunsuz, hukuksuz, planlama ve ulaşım ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle bir çok eylemler yapılmış, davalar açılmış, bir kısmı kazanılmış olsa da denizel alanlar/sahiller doldurularak katliam projesi tamamlanmıştır. Aradan geçen 30 yılı aşkın bir sürenin ardından Karadeniz Sahil Yolu projesinin hatalı olduğu ilgi plan notlarında belirtilmesi gecikmiş bir özür olarak kabul edilebilir. Ancak; bu özrün ve özeleştirinin ardından yeni bir dolgu önermek bilime ve tekniğe, özelde de planlama ve uygulama ilkeleriyle en hafif tabirle dalga geçildiğini gösterir.

DOLGU YAPILACAK ALANA ULAŞIM BİLE DÜŞÜNÜLMEMİŞ!

ÇDP’da Hopa’nın 2026 yılı nüfusu 49.000 olarak gösteriliyor. Bu nüfusa alternatif yeşil alan yaratılması amacıyla 3.5 km uzunluğunda, ortalama 100m açıklığa ve 7m derinliğe kadar dolgu yapılması düşünülen alana ilçe halkının ulaşımı için 2’si de mevcutta zaten bulunan üst geçitle sağlanacağı düşünülmektedir. Hem binlerce insanı toplayacak alan yapıp hem de alana ulaşımı sağlayacak yaya ve araç yolunu düşünmemek planın bilimsel bilgiden uzak bir şekilde hazırlandığını göstermektedir.

BÖYLE BİR ALANA İHTİYAÇ OLDUĞUNA NASIL KARAR VERİLDİ BİLİNMİYOR!

Dolgu yapılabilmesi için bir gerekliliğin veya bir zorunluluğun ortaya çıkması koşulu aranır. Mekansal Planlar Genel Müdürlüğü tarafından dolgu planlaması ve izinlerinin verilmesinde 3 ana şart tanımlanmıştır;

  • Kamu yararı
  • Kıyı alanının yetersizliği
  • Daha uygun alternatiflerin bulunmaması

Plan eklerinde “kamu yararı”, “daha uygun alternatiflerin bulunmaması”, “kıyı alanının yetersizliği” şartlarının araştırılmadığı anlaşılıyor.

 

Bununla birlikte; 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 6. maddesi “Kıyının Korunması, Yapı Yasağı, Kıyı ve Denizde Yapılacak Yapılar “ı tanımlamakta olup, bahsi geçen plandaki amacın ve faaliyetlerinin  özellikleri gereği kıyıdan başka yerde yapılması mümkün olmayan tesisler arasında yer almamaktadır.

SONUÇ OLARAK

Geçmiş dönem AKP’li Hopa Belediyesi tarafından hazırlanan, bu dönem CHP’li Hopa Belediyesi’nin ufak bir revizyonla hayata geçirmeye çalıştığı ve Bakanlığın da onayladığı bu planlar Kıyı Kanununa, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğe, Kıyı Yapı ve Tesislerinde Planlama ve Uygulama Sürecine ilişkin tebliğe, Üst ölçekli planlara, Sayıştay raporlarına aykırıdır. Planlama ilkeleri hiçe sayılarak yapılmış ve onaylanmadan önce yasadışı şekilde de işleme başlanılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27/2 Maddesinde belirtildiği üzere açıkça hukuka aykırılık ve uygulaması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğacak olması şartları beraber mevcut olduğundan yürütmenin durdurulması ve planların iptali talebiyle dava açmış bulunmaktayız.

21 Mayıs 2021 saat 10.00’da davamızın ilk ayağı olan bilirkişi keşfi gerçekleşecektir.

Twitter: @HopayaDokunma

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA