İHD Eş Başkanı Türkdoğan: Güvenlikçi anlayış devlete hakim oldu - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

İHD Eş Başkanı Türkdoğan: Güvenlikçi anlayış devlete hakim oldu

Bu haber 10 Ocak 2021 - 9:25 'de eklendi ve kez görüntülendi.
İHD Eş Başkanı Türkdoğan: Güvenlikçi anlayış devlete hakim oldu

Öztürk Türkdoğan, MİT ve Emniyet’e TSK silahlarını kullanma yetkisi veren düzenlemeyi, ‘darbecilerin bile aklına gelmeyen düzenlemeler yapılıyor’ ifadeleri ile yorumladı.
MİT ve Emniyet’e TSK silahlarını ve araçlarını kullanma yetkisi veren, dost ülke olarak tanımlanan ülkelere taşınabilir malların belgesiz sevkiyatının önünü açan düzenlemeyi ve olası sonuçlarını, İHD Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan Artı TV’ye değerlendirdi. Düzenlemenin içeriğini ve toplumsal olarak sonuçlarını değerlendiren Türkdoğan, devlete güvenlikçi bir anlayışın hakim olduğunu ve yurttaşların hukuk güvenliği hakkının ayaklar altına alındığının altını çizdi.

Türkdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

Bu yönetmelikte, Milli Savunma Bakanlığı onayı ile MSB’ye ait teçhizatlar İçişleri Bakanlığına, MİT onayıyla MİT’e ait taşınır mallar İçişlerine veya tersten Bakanlığa ait olanlar da Emniyet’e, TSK’ye ve MİT’e verilebilecek. Bu aslında şu demek, yurttaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından en önemli kural olan hukuk güvenliği hakkının ihlali. Toplumsal gösteriye katılacaksınız polis bölgesiyse polisin, jandarma bölgesiyse jandarmanın karşınıza çıkacağını biliyorsunuz. Ellerinde kullanacakları araçları biliyorsunuz, silahsız ve saldırısız bir gösteriden bahsediyorum. Toplumsal olay kelimesini bir yönetmeliğe yazıp buna dayanarak her türlü teçhizatı kullanma yetkisi vermek güvenlikçi bir anlayışın devlete hakim olduğunu gösteriyor.

‘VATANDAŞ SÜREKLİ SUÇ İŞLEYECEKMİŞ GİBİ DAVRANILIYOR’

STK’lere yönelik kayyım atamanın önünü açan düzenleme ile bu düzenlemeyi birlikte düşünmenin gerektiğini vurgulayan Türkdoğan, “Derneklere atanan kayyım düzenlemesi ile birlikte düşünürsek devletteki bütün refleksler tamamen vatandaşın sürekli suç işleyebileceği ve bunun önlenmesine yönelik güvenlik anlayışından geliyor. Bununla birlikte daha başka garip uygulamalarla karşılaşabileceğimizi ön görüyorum. Bunu ben mevcut yasalara aykırı olduğunu düşünüyorum” dedi.

‘DARBECİLERİN BİLE AKLINA GELMEYEN DÜZENLEMELER YAPILIYOR’

Son dönemlerde yapılan darbe tartışmalarını da değerlendiren Türkdoğan şunları ifade etti:

Ordu’nun kullandığı teçhizat onun görev alanına giren konulardır. Siz bu üç kurumun birbiriyle alışverişini kullanma hakkını vererek görevleri de birbirine karıştırıyor oluyorsunuz. Yani dış düşmana karşı örgütlenmiş bir ordunun kullanacağı teçhizatın ülke içinde toplumsal olaylarda kullanılması demek her şeyin birbirine karıştırılması demek. Bu Anayasa’da yurttaşlar için düzenlenmiş temel haklara ve en önemlisi hukuk güvenliği hakkına aykırı. Bu hukuk güvenliği demek yasaların bir olay olduğunda neyle karşılaşacağımızı bilme hakkımız demektir. Bu elimizden alınıyor. Bu yasaları düzenleyenler bir kaç haftadır darbe tartışması yapıyorlar. Her türlü güvenlik yetkisi elinde bulunmasına rağmen hala neden darbe tartışılıyor anlamış değilim. Darbecilerin bile aklına gelmeyen güvenlik düzenlemeleri yapılıyor şu an Türkiye’de tam bir güvenlik anlayışıdır bu. Bu açıdan tehlikeli buluyorum.

‘DÜNYA ÜZERİNDE BÖYLE BİR DEMOKRATİK REJİM YOK’

AKP iktidarının uygulamalarının demokrasi ile ters düştüğünün altını çizen Türkdoğan, “İktidar istiyor ki kimse bişeyi protesto etmesin. Ne sokağa çıkılsın ne sosyal medya hesabını kullansın. Tam bir denetim toplumu özlemi var. Dünya üzerinde böyle bir demokratik rejim yok. Bunu düşünenlerin demokratik olarak kendilerini var etmeleri de pek olanaklı görünmüyor. Sonuç olarak bu güvenlikçi politikalar ne kadar gelişirse tepki de o kadar gelişir. Zaten polisin plastik mermiden tutun da tazyikli su cop kullanımı gibi şiddet araçlarına başvurduğu yetkileri varken ekstradan bi kaç tane daha silah kullanmanın ne getirisi olacak merak ediyorum. Bu gidişat iyi bir gidişat değil. İktidar temel yasalarla çok fazla oynadı. Yurttaşın gösteri-protesto hakkını yok edecek uygulamalara gidiyor. Bununla reform ve insan hakları eylem planı nasıl yan yana geliyor gerçekten merak ediyorum. STK’lerin yargı yoluna tekrar başvurması gerekir. Bizim temel haklarımıza aykırı bir düzenleme ” dedi.

’12 EYLÜL REJİMİNİ ÇAĞRIŞTIRIYOR’

Kürt ilerinde ağır zırhlı araçlar ve hak ihlallerine de değinen Türkdoğan, “Özellikle son 5-6 yıldır zırhlı araç çarpmaları ile ilgili onlarca çocuk yaşamını yitiriyor ya da yaralanıyor. Uzatılmış bir OHAL rejimi ile karşı karşıyayız. Van’da gösteriler sanırım 4 yıldan fazladır kesintisiz şekilde sürekli yasaklanıyor. Ben bu tarz ağır silahlarla gözdağı verilmesinin bu saatten sonra caydırıcı olabileceğini düşünmüyorum. Bu daha fazla ihlallere sebebiyet verecektir. Her şey normal ve demokratik bir ülkeyiz söylemini kullanıp savaş halleri varmış gibi davranırsanız bunun adını koymak durumundasınız. Ben artık anayasadan çıkarılan sıkıyönetim rejiminin siviller tarafından uygulandığını düşünüyorum. Mantık aynı çünkü, askeri bir mantık var. Gerek operasyonlarda gerekse yargıda olan mantık, 12 Eylül sonrası mantığı çağrıştırıyor. Tek fark var; yönetenler sivil, valiler var, her ne kadar bölgede kayyımlar da olsa sivil bir hükümet var, meclis açık ama mantalite çok farklı ” dedi.

‘AKP DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN GELDİĞİ DEVLET’E DÖNÜŞMÜŞTÜR’

Son olarak AKP’nin anti demokratik uygulamalarına AKP içinden vekillerin de tepki vermesi gerektiğinin altını çizen Türkdoğan sözlerini şöyle tamamladı:

14 temmuz 2016 dan beri Doğu ve Güneydoğu’daki iç güvenlik operasyonlarına katılan personel hakkında soruşturma izni verilmeden soruşturma açılamıyor. Bu kadar cezasızlık kalkanına bürünmüş bir güvenlik personeline şimdi de daha fazla askeri teçhizat verirseniz bu cezasızlık daha fazla ilerleyecektir kaygısını taşıyoruz. İşlenen suçlar yargı önüne taşınamayacaktır. Kemal Kurkut meselesinde olduğu gibi herkesin gözü önünde infaz edilen bir genç ile ilgili mahkemenin verdiği karar çok korkunçtur. Açık şekilde gözler önünde öldürülen bir genç ile ilgili mahkeme delil yoktur kararı veriyorsa bu karar cezasızlığın Türkiyedeki yargı kurumları tarafından pekiştirilmiş halidir.

Ama bu böyle gidecek değildir Türkiye’de güçlü bir siyasi ve toplumsal muhalefet var. En çok üzüldüğüm nokta reform sözleriyle gelen AKP’nin gelip dönüştürülmeye çalıştığı devlete teslim olması ve hala AKP milletvekillerinin bütün bu olup bitenleri seyretmesine gerçekten üzülüyorum. Artık sivil bir siyasi tutum alınması gerekiyor. Bu uygulamalar güvenlik bürokrasisinin istediği uygulamalardır. Sadece muhalefet değil iktidar partisinin içinden de bu uygulamalara karşı çıkılmalıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA