‘Lice’de yargısız infaz ve işkence yapıldı’ - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

‘Lice’de yargısız infaz ve işkence yapıldı’

Bu haber 03 Ocak 2021 - 12:10 'de eklendi ve kez görüntülendi.
‘Lice’de yargısız infaz ve işkence yapıldı’

 

HD, MAZLUMDER, TİHV ve Tabip Odası Lice raporunu açıkladı. Yargısız infaz ve işkence iddialarının yer aldığı raporda, Meclisin Lice’ye heyet göndermesi çağrısı yapıldı

BAHAR KILIÇGEDİK / HABERDAR (ÖZEL) 

 

Diyarbakır Barosu, İHD, MAZLUMDER, TİHV ve Tabip Odası temsilcileri, sokağa çıkma yasağı ve operasyonların 10 gün sürdüğü Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde incelemelerde bulundu. İlçede inceleme yapan heyet, hazırladığı raporu Diyarbakır Barosunda açıkladı.

 

ÖZMEN: İNSAN HAKKI İHLALİ YAŞANDI

 

Heyet adına açıklamayı okuyan Diyarbakır Barosu Başkanvekili Ahmet Özmen, Lice’de 39 köyün 22 Haziran’da geçici askeri bölge, bir gün sonra ise bu bölgeler sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini söyledi. Heyet olarak, 4 Temmuz’da işkence ve ölümlerin yaşandığı Yalaza (Kerwas) köyüne bağlı Mehle mezrasına giderek mağdur ve tanıklarla görüştüklerini belirten Özmen, Lice’de ciddi insan hakları ihlalinin yaşandığını vurguladı.  

 

ASKER KÖTÜ MUAMELE ETTİ

 

Tanık anlatımlarının yer aldığı rapor, Lice’de yaşanan ihlaller gözler önüne serdi. Tanıkların anlatımlarına göre, Lice’de operasyon yürüten asker birçok bağ ve bahçeyi yaktı. Helikopterlerden atılan bombalar kırsal kesimi tutuşturdu. Köylülerin müdahalesi ise askerler tarafından engellendi. Neredeyse tüm tanıklar, askerlerin kötü muamelesi ile karşılaştıklarını anlattı

 

“KORUCULAR EVİME BOMBA KOYDU”

 

Raporda, korucuların ve askerlerin sivilleri suçlu göstermek için yaptığı uygulamalara ilişkin iddialarda var. Evi basılan ve çocukları gözaltına alınan bir baba, yaşadıklarını şu şekilde anlattı:  “Ben Lice Dibek köyünde oturuyorum. Lice ve çevresinde meydana gelen operasyonda köyümüze gelen askerler ve korucular beni darp ettiler. Asker evimde arama yaptı, bir şey bulamadı. Tam tutanak tutulacaktı, korucu Ahmet diye biri elindeki çantayı bıraktı ve “işte PKK’nin bombaları” dedi. Bizim evde öyle bir şey yoktu. Çantayı evimize korucu Ahmet bıraktı. Bize yapılan bu haksızlığı kabul etmiyoruz.”

 

“KÖYÜMÜZ, HELİKOPTERDEN ATILAN BOMBALARLA DOLU”

 

A.Ö adındaki sivilde Dibek köyünden. Köylerinin girişinde seyyar bir karakol kurulduğunu anlatan Ö, askerin Halis Akgözün evine roket atığını iddia etti. Yaşadıklarını şu şekilde anlattı: “Benim ev köyün girişinde seyyar karakola 1 km uzaktaydı. Helikopterden atılan yangın çıkaran cisimler köyün içinde çokça bulunmaktaydı. Benim üç çocuğum da köyde bulunan bu cisimlerle oynamak için eve getirmişlerdi. Bahçede bulunduğu sırada biran bağrış sesleri duydum.

 

Gittiğimde, eve vardığımda üç çocuğum da yaralı halde bulunuyorlardı. 80 yaşındaki annem müdahale etmeye çalışıyordu. İki çocuğum (Adem ve Rojhat) belden aşağı, Yusuf ise tüm vücudu yanık içindeydi. Derhal ambulansı aradık. Ancak biz onlar gelmeden önceden Lice Hastanesine vardık. Ambulans geç gelmişti. Lice Hastanesinde MK müdahalesinden sonra Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk ettiler. Şuan Yusuf’un durumu hala kötüdür. Köyümüzde hala bu cisimlerden çokça bulunmaktadır. Gerçekleşen bu durumlardan dolayı sorumlulardan şikâyetçiyiz.”

 

SAĞ YAKALAYIP, İŞKENCE İLE ÖLDÜRDÜLER

 

İşkence iddialarının en fazla dillendirildiği yer, Mehmet Şirin Kocakaya’nın öldürüldüğü Yalaza (Kerwas) köyüne bağlı Mehle mezrası. Tanıkların anlatımlarına göre, askerler Mehmet Şirin Kocakaya’ı yakalayıp işkence ederek öldürdü. 

 

“ŞİRİN’İ İŞKENCE İLE ÖLDÜRDÜLER”

 

Kocakaya’nın ölümü ile ilgili raporda yer alan bir tanığın anlatımı şöyle: “Evin balkonundan her şeyi rahatça görebiliyordum. Silah sesleri çok kısa sürdü. Şirin üzüm bağının hemen üstündeki elektrik direğinin yanında askerlere teslim oldu. M. Şirin teslim olur olmaz askerler onu darp etmeye başladılar. Sonra onu biraz daha aşağıdaki ağaçlık alana götürdüler. Şirin’i götürdükleri yer benim görüş alanımın dışındaydı. Ama orada da ona işkence uyguladılar, M. Şirin’in çığlıkları köye kadar geliyordu. Bir süre sonra M. Şirin’i ağaçlık alandan yerden sürükleyerek ağaçlık alanla köy arasında kalan su birikintisinin yanındaki ağacın altına getirdiler. Bu sırada M. Şirin hareketsizdi. Başında iki asker bekliyordu. Bir asker de su birikintisinden kapla su alıp M. Şirin’in başına döküyordu. Ama M. Şirin tepki vermiyordu. Şirin orada iki saate yakın bir süre hareketsiz yattı. Sonra askerler, Bağlar’dan ceset torbasında iki cenaze getirip karga tulumba zırhlı araca attılar. Aynı şekilde, M. Şirin’i de tutup, aynı zırhlı araca atıp götürdüler. Bu arada, Erdal’la Rojda da yakılan çadıra yakın bir yerde çok kötü darp edildiler.”

 

KOCAKAYA’NIN VÜCUDUNDA KURŞUN İZİ YOK

 

Raporlarda Kocakaya’nın yakınlarının anlatımlarına da yer verildi. Defin amacıyla alınan Mehmet Şirin Kocakaya’nın cenazesinde herhangi bir kurşun, yanık ve patlayıcı madde izine rastlamadıklarını anlatan yakınları, yüzünde, alnında, sırtında ve vücudunun çeşitli yerlerinde çok fazla morluk olduğunu belirtti. 

 

YANGIN BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE ÇIKARILDI

 

Bölgedeki yangınların bilinçli bir şekilde çıkarıldığına ilişkin ciddi iddiaların olduğunun belirtildiği raporda şu tespitler yer aldı

 

*Heyetimiz, yanan orman alanının bu denli geniş olması, köy içlerine kadar ulaşması, yangına müdahale edilmemesi, hayvanların telef olması iddiası karşısında çıkan yangınların bilinçli bir şekilde çıkarıldığı kanaatinde olup; yangınların güvenlik güçlerince çıkarıldığı iddialarının etkin bir şekilde soruşturularak, suçla mücadele için dahi olsa ormanlık alanları kasten yakan ilgililer hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince işlem yapılarak yargı önüne çıkarılması çağrısında bulunmaktadır.

 

*Heyetimiz Lice’de operasyon alanındaki köylerde ikamet eden yurttaşların topluca gözaltına alınmasını, darp edilmesini (işkence uygulanmasını), güvenlik güçlerince nefret söylemine tabi tutulmasını bir toplu cezalandırma fiili olarak görmekte olup; bu uygulamalardan vazgeçilmesi çağrısında bulunmaktadır.

 

*Heyetimiz,sivilleri hedef alan ve yaşam hakkı ihlali ve işkence yasağı başta olmak üzere ağır insan hakları ihlaline neden olan saldırıları kınamaktadır. Sivilleri hedef alan her türlü saldırının savaş suçu olduğunu kabul etmektedir ve olayların bütün boyutları ile açığa çıkartılması amacıyla etkin bir soruşturma yürütülmesini talep etmektedir.

 

*Heyetimiz, Kerwas Köyü Mehle Mezrasında iki PKK militanı ile köylü M. Şirin KOCAKAYA’nın öldürülmesi olayının etkin bir şekilde soruşturularak, olay yerindeki delillerin bir an evvel toplanması, zırhlı araçlarla yapılan operasyonun kamera kayıtları, GPRS kayıtları, telsiz kayıtları ve görgü tanıklarının beyanları ivedilikle celp edilerek, soruşturmanın bir an önce sonuçlandırılması çağrısında bulunmaktadır. 

 

*İşkence ve kötü muamele yasağı ihlali iddialarına yönelik olarak; mağdurların ayrıntılı beyanları alınmalı, gözaltı birimlerindeki kamera kayıtları ve mağdurların hastane raporları ivedilikle celp edilip; mağdurların Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanmalı ve sorumlu kişiler hakkında etkili ve tarafsız bir soruşturma yürütülmelidir. 

 

*Heyetimiz, sokağa çıkma yasakları sırasında Lice’de yaşanan hak ihlallerinin tespiti amacıyla TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nu yerinde inceleme yapmak üzere Lice’ye davet etmektedir.

 

*Yapılan operasyonlar neticesinde heyetimizce yapılan gözlem ve incelemelerde kişilerin mülkiyetine konu taşınır ve taşınmaz mallarında ciddi tahribatlar oluştuğu gözlemlenmiştir. Diyarbakır Valiliği tarafından bir zarar tespit komisyonu oluşturularak, olaylar sırasında yurttaşların yaşadığı maddi ve manevi mağduriyetleri karşılanmalıdır.

 

KAYNAK: HABERDAR 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA