Tahliye edilen eski belediye başkanı Sara Kaya: “Özgürlük Salt Fiziki Bir Olay Değildir”

Kayyımlar sonrasında tutuklanarak 7,5 yıl cezaevinde kalan eski Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Sara Kaya, Artı Gerçek’e yaşadıklarını anlattı. Kaya, “Ben tutuklandığımda 7 yaşında olan ikiz çocuklarım şimdi kocaman delikanlı oldular” dedi…

Tahliye edilen eski belediye başkanı Sara Kaya: “Özgürlük Salt Fiziki Bir Olay Değildir”
Son Güncelleme: Whatsapp
Kayyımlar sonrasında tutuklanarak 7,5 yıl cezaevinde kalan eski Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Sara Kaya, Artı Gerçek’e yaşadıklarını anlattı. Kaya, “Ben tutuklandığımda 7 yaşında olan ikiz çocuklarım şimdi kocaman delikanlı oldular” dedi.

 Mardin’in Nusaybin ilçesinde 2014 seçimlerinde yüzde 85 oyla belediye başkanı seçildikten sonra yerine kayyım atanarak tutuklanan Sara Kaya, 9 Mayıs’ta tahliye edildi. 7.5 yıllık cezaevi sürecinden sonra 9 Mayıs’ta tahliye edilen Kaya, yaşadıklarını ve geleceği dair planlarını anlatırken, “Kaldığım yerden mücadeleye devam edeceğim” dedi.

Sara Kaya, 1973 yılında sekiz çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak Mardin’in Nusaybin ilçesinin Yandere köyünde doğdu. Beş yaşındayken babasının memuriyetinden dolayı ailesiyle birlikte Nusaybin’e taşındılar. İlkokul ve liseyi Nusaybin’de okuduktan sonra Dicle Üniversitesi İnşaat Teknikerliği bölümünü bitirdi. 1999 yılında evlenen ve 4 çocuk annesi olan Kaya, 31 Mart 2014 yerel seçimlerinde HDP’den yüzde 85 oy olarak Nusaybin’de belediye eşbaşkanı oldu.

Kaya, kayyımların atanması sonucu 2015 yılının ağustos ayında tutuklandı ve 4 ay tutuklu kaldı. 2017 yılında ikinci kere tutuklandı ve 7,5 yıl cezaevinde tutulduktan sonra 9 Mayıs 2014 tarihinde tahliye oldu.

‘BELEDİYEDE İLK KADIN MEMUR PERSONEL OLARAK GÖREVE BAŞLADIM’

Sara Kaya anne ve babasının en büyük dileğinin çocuklarını okutmak olduğunu söylüyor. İlkokulu ve liseyi Nusaybin’de okuduktan sonra Nusaybin’de dershane olmadığı için üniversiteye hazırlık sınavlarına hazırlanmak üzere dört arkadaşıyla beraber Diyarbakır’da dershaneye giden Kaya, “O günün şartlarında bir kadın olarak evin, ailenin dışında okumak zor olsa da Dicle Üniversitesi İnşaat Teknikerliği bölümünü kazandım” diyor ve belediye eşbaşkanlığına giden yolu ise şöyle anlatıyor:

“Üniversiteyi bitirdikten sonra Nusaybin Belediyesinin açmış olduğu memur personel alım sınavına girdim. Belediyedeki ilk kadın memur personel olarak mesleğime başladım. Yazı işlerinde uzun yıllar müdürlük, daha sonra belediye mali hizmetler müdürlüğü görevini icra ettim. Belediye başkanlığına kadar da mali hizmetler müdürlüğüne devam ettim. Paranın kadının eline geçmesiyle paranın kirli yönünden ziyade emeğe, ihtiyaçlara, sanata, kültüre harcanabileceğinin temelini attık.”

‘TUTUKLANMAMLA BİRLİKTE HIZLA GÖREVİMDEN UZAKLAŞTIRILDIM’

1999 yılında evlenen, ikisi kız, ikisi erkek dört çocuk annesi olan Kaya, belediyede mali işleri yürütürken çocuk yetiştirmek zor da olsa anneliğin verdiği gücün, halka yapılan hizmetin yarattığı gurur ve hazzın bir kadının ne kadar güçlü olabileceğinin kanıtı olduğu söylüyor. Kaya, işten yorgun argın gelmesine rağmen çocuklarına anadilinde masallar anlatmakta ısrarcı olduğunu aktarıyor. Sara Kaya nasıl cezaevine girdiğini ise şu sözlerle anlatıyor:

“Nusaybin’in kadın kenti olması dolayısıyla uygulanan kadın kotası sebebiyle 2013 yılında ben de aday adayı olarak başvurumu yaptım. Partimizin belediye başkan adaylarını halkın katılımıyla seçilmesi politikasının sonucu olarak halk delegasyonundan belediye başkan adayı seçildim. 31 Mart 2014 yerel seçimlerinde yüzde 85 oyla belediye başkanı olarak göreve başladım. 1 yıl 5 ay bu görevimi sürdürdüm. 2015 yılının ağustos ayında gözaltına alındıktan sonra tutuklandım. Tutuklanmamla beraber hızla görevimden uzaklaştırıldım. Önce Mardin Cezaevi’ne götürüldüm, bir gün orada tutulduktan sonra apar topar Sincan F Tipi Kapalı Cezaevine sürgün edildim. Burada yaklaşık dört ay tutuklu kaldıktan sonra çıktığım ikinci mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldım.”

‘İKİNCİ KEZ TUTUKLANDIM’

Sara Kaya, dört ay tutukluluğun ardından görevinden uzaklaştırılsa da halkın seçilmiş iradesi olarak fiiliyatta görev ve sorumluluklarını sonuna kadar yerine getirmeye çalıştığını ifade ediyor ve şöyle devam ediyor:

“Cezaevinden çıktığımda Nusaybin’de üçüncü kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Bu yasaklar kısa aralıklarla 14 Mart’a kadar devam etti.14 Mart yasağı ayları bulan ve ağır koşullar altında gerçekleşen bir yasaktı. Biz bu süreçte HDP’li vekiller ve Nusaybin Eşbaşkanı Cengiz Kök’le birlikte kentimizde kalmaya devam ettik. Yasak sonlandırıldığında biz Nusaybin’de halkımızın yaralarını sarmaya çalışırken 2017 yılının ocak ayında ikinci kez ama bu sefer 14 günlük gözaltı süreciyle birlikte tekrar tutuklandım. Önce Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bir ay tutulduktan sonra Van T Tipi Kapalı Cezaevi’ne, orada da yaklaşık üç yıl kaldıktan sonra Tarsus T Tipi Kapalı cezaevine bir kez daha sürgün edildim.”

‘EN İHTİYAÇ DUYDUKLARI ZAMANDA YANLARINDA OLAMADIM’

Kaya, cezaevlerinin insan doğasına aykırı mekanlar olduğunun altını çiziyor. “Hele ki kadınlar ve anneler için cezaevinin dezavantajları ikiye katlanır” diyen Kaya, cezaevlerinin dört duvar ve kibrit büyüklüğünde gökyüzü olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor:

“En fazla on adım ileriye gidersin, 11’inci adım yasaktır. Bir Kürt kadını, anne ve siyasetçi olarak elbette sistemin bize dayattığı yaşam şekline boyun eğmedik. Cezaevinin de bize dayatmış olduğu tecrit ve izolasyona karşı yaşamımızı direniş ve umutla ördük. Benim için cezaevinin en zor yanı çocuklarımdan ayrı geçirmiş olduğum 7,5 yıldır. Ben tutuklandığımda 7 yaşında olan ikiz çocuklarım şimdi kocaman delikanlı oldular. Kızlarım yaşlarından büyük sorumluluklar altına girdiler. En çok ihtiyaç duydukları zamanlarda yanlarında olamadım. Tutuklu kalmış olduğum 7,5 yıllık süre zarfında üç cezaevinde kaldım. İki defa keyfi gerekçelerle sürgün edildim. Bizleri tutuklayarak cezalandırıyorlar. Sürgün etmekle de ailemizi cezalandırıyorlar.”

‘ÖZGÜRLÜK SALT FİZİKİ BİR OLAY DEĞİLDİR’

Mardin E tipi Cezaevi, Van E Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi ve son olarak da Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde kaldığını söyleyen Kaya, akıl tutulması denilebilecek gerekçelerle disiplin cezaları verdiklerini söylüyor ve şöyle devam ediyor.

“Mektup ve eşyalarıma el koydular. Fakat hiçbir insanlık dışı yaklaşım ve uygulama umuda olan inancıma ve direnme gücüme ket vuramadı. Cezaevine giren hiçbir insan girdiği gibi çıkamaz. Orada bir anlam dünyası oluşturursun. Buna tutunursun. Bilenerek güçlenirsin. Evet, cezaevinin dezavantajları saymakla bitmez. Fakat o koşullara teslim olmayan insan için özgürlük salt fiziki bir olay değildir. Bizim fiziki özgürlüğümüz elimizden alınmıştı ama duygu ve düşünce dünyamız gittikçe aydınlanıyor, aydınlandıkça da özgürlüğün asıl anlamına ulaşıyorduk. Kısacası cezaevi, hayatımda bir dönüm noktasıdır”

‘MÜCADELE ETMEYE DEVAM’

Tahliye olduktan sonra da mücadeleye devam edeceğini söyleyen Kaya, “Elbette ki bedel vermiş bir Kürt kadını olarak yaşadığımız coğrafyanın bize dayatmış olduğu kaderi kabul etmeyeceğiz” diyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Daha özgür bir gelecek, çocukların gülebildiği, kadınların kafesten bir yaşam alanına hapsedilmediği bir dünya ve toplum için mücadeleme kaldığım yerden devam edeceğim. Ben cezaevinden çıkmış olabilirim ancak arkamda dört duvar arasında bıraktığım binlerce kadın yoldaşım var, onların her birinin fiziki özgürlüğü mücadele gerekçemdir. Halkımızın bizden beklentilerinin olduğunu biliyorum. Ben de bu bilinç ve sorumluluk duygusuyla hareket edeceğim.”

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.