Büyüsün dedikçe plansızca küçülmek - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

Büyüsün dedikçe plansızca küçülmek

Bu haber 03 Ocak 2021 - 11:37 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Büyüsün dedikçe plansızca küçülmek

 Fevzi ÖZLÜER

Merkezi ve Yerel Politikalar arasına sıkışan bir il Artvin. Hükümetlerin büyük baraj hamlelerinin, Türkiye’nin “enerji ihtiyacı var” söyleminin sürekli yeniden üretildiği dev bir tabut gibi gözümüzde canlanıyor şehir, bu sıkışmada. Artvin, Muratlı, Borçka, Deriner, Yusufeli  barajları ekseninde yükselen “refaha kavuşacağız” söylemi tuz ve buz olup gidiyor.  Tam da bu nedenledir ki  hükümetin bir diğer hamlesi maden projelerine il genelinde büyük bir tepki var. Barajlar konusunda sessiz kaldık, göremedik gelen tehlikeyi diyor kimle konuşsanız. Cerattepe altın madenine karşı uzun yıllardır giderek artan tepki, zararın neresinden dönsek kardır tepkisi.  Artvin halkı o kadar haklı ki, bu altın madeni arama projesine karşı açılan davada,  bilirkişi raporuna dayanan mahkeme “bu maden açılırsa Artvin ili haritadan silinir” gerekçesine yaslanıyor. Köy boşaltma değil, bir ilçe değil koca bir ili unutun diyor mahkeme. Bu karara karşın, kararın mürekkebi soğumadan Cengiz Holding’in bu maden arama faaliyetine yeniden ÇED olumlu kararı veriliyor. Yazık. Yeniden dava.

Tam bu sırada yeşil yol projeleri patlak veriyor. Karadeniz’de inşaat sektörü dışında kalanlar için sahil yolu hep tartışmalı bir proje olmuş. Uzun vadeli düşünenler bu yolun bölgeye bir yıkım getireceğini 2000’lerin başında söylemişler. Ancak bu proje, uluslararası taşımacılık sisteminin de baskısıyla oldu bittiye getirildi. Kafkasya’nın Batı’ya entegrasyonu için yapılan yolların bedelini ise yıllar içinde Karadeniz halkı çekti, çekiyor. Merkezi düzeyde, inşaat, maden, enerji hattına oturan  mekan politikasının ön plana çıktığını söylemek mümkün.

Bu sadece Artvin’in kaderi değil, Türkiye’nin ikinci özelleştirme sürecinin politik hattı tam da bu. İkibinli yıllara kadar kamu varlıklarını özelleştirerek cari açığı kontrol altında tutan ve yeni zenginler yaratan sistem, ikibinli yıllarla birlikte doğa varlıklarını sınırsızca pazara açtı. İşte bu ikinci özelleştirme sürecinin sonucunu yaşıyoruz..Yol yapılıyor ama Artvin halkı için değil. Öyle olsa, Artvinli’nin sesine kulak verilmez mi? Baraj yapılıyor, enerji için; Maden açılıyor kalkınma için; yaylalara dozer dayanıyor inşaat alanı kazanmak için. Gelişme politikasının ana ekseninde ince işçilik yok,dağı   taşı satmak var.

Yerel yönetimlerin stratejik planlarına baktığınızda ise bölgenin doğası, yeşili, ormanı, kültürü turizm yoluyla arz edilsin piyasa deniliyor. Politik akıl açısından bir değişiklik olmasa da bugün yaşanılan derin ekolojik krize daha uzak bir noktada olacağımız bir izlek sahipleniliyor. Ama pek tabi ki bu kararların hiçbir önemli yok, çünkü merkezi açıdan güçlü bir yönetim sistemine sahibiz ve yerel yöneticilerin beklentilerini dahi gündeme alacak zamanı yok efendilerin. Neticede Artvin de büyüsün dedikçe plansızca küçülen bir il. Büyüme büzüşmeye dönüşmüş. Sadece sanayi üretimi için gerekli mamul mallarını kaybetmiyor  aynı zamanda kültürünü, doğasını, dağını taşını da kaybediyor. Büyük bir fabrika gibi örgütleniyor il ama fabrikanın kazanlarında şehrin temellerini yakıyorlar. O halde, Türkiye sağının plansız kalkınma, büyüme fetişinin sonuna geldiğimizi müjdeleyebiliriz. Bu müjde, bu politikaların iflas ettiğinin müjdesidir, önünün alındığının değil. Mutlu, huzurlu, yerelin ihtiyaç ve çıkarlarını gözeten bir politika için ise Artvin’de ekolojik demokratik bir planlamaya acilen ihtiyaç vardır. Yoksa bu sel felaketi ortak aklı da alıp götürür denizlere, derinlere.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA