Cennet yolu değil rant yolu

 Karadeniz Bölgesi, uzun zamanda bu yana hükümetin kontrolünde, şirketlerin yoğun saldırısı altındadır. Derelerimiz,ormanlarımız satılık değil diyen derelerin kardeşliği Platformu 9 Kasım ‘da Trabzon’da yapılacak olan yürüyüşle ilgili bir basın açıklaması..

Son Güncelleme: Whatsapp

 Karadeniz Bölgesi, uzun zamanda bu yana hükümetin kontrolünde, şirketlerin yoğun saldırısı altındadır.

Derelerimiz,ormanlarımız satılık değil diyen derelerin kardeşliği Platformu 9 Kasım ‘da Trabzon’da yapılacak olan yürüyüşle ilgili bir basın açıklaması yayınladı.
Yapılan yazılı basın açıklamasındsa “Bu süreç, ‘enerji ihtiyacımız var’ söylemi altında HES’lerin vadilerimize dayatılmasıyla başladı ve suyun, şirketlere peşkeş çekilmesine doğru yol aldı.Ekonomik ömürleri 20-25 yıl olan HES’lerle ilgili ‘Su Kulanım Anlaşmalarının’ 49 yıllığına yapılması bunun en net göstergesidir.
 
HES’lerin ve HES inşaatlarının yarattığı tahribatlar ve HES’lerin yapıldığı/yapılacağı yerlerdeki köylülerin suya ulaşmada yaşadığı zorluklar, asıl gerçeğin halkımız tarafından net şekilde görülmesini sağladı.Ancak yerli şirketlerin ve arkalarındaki yabancı şirketlerin saldırıları sadece suyla sınırlı değil! Yaylalarımıza, meralarımıza, ormanlarımıza ve yeraltı varlıklarımıza da göz dikmiş durumdalar.Hükümet, işbirliği içinde olmuş olduğu bu yapıların yağması için her türlü yasal düzenlemeyi yapıyor.
 
Bakanlar Kurulunca alınan ‘Cebri kamulaştırma’ kararları bunun en somut örneğidir.Yeşil Yol, bölge için zülüm yoludur. ‘Cennet yolu’ dedikleri, şirketler için daha kolay yağma ve rant yolu demektir.
 
Bu projenin ‘Yeşil Yol’ veya ‘Cennet Yolu’ diye adlandırılması, bu yağmanın Karadeniz halkı nezdinde şirin gösterilmesi için atılan bir adımdır.
 
Biz, bu yöntemi çok tanıdık bir yöntem olarak görüyoruz. Samsun’dan başlayarak, Artvin’e kadar devam eden ve bölgedeki tüm yer altı ve yerüstü varlıklarının, iktidar yanlısı şirketlerin emrine sunarak ranta açan bu proje; iktidar/siyaset/şirket ilişkisinin parasal döngüsünün kurulması projesidir.
 
Bu projede halk yoktur!.. Daha da ileri giderek, halkın mülksüzleştirilerek binlerce yıldır yaşadığı topraklardan ve yarattığı kültürden kopartılması vardır…
 
Biliyoruz ki uluslararası şirketler, işbirliği yaptığı hükümetlerle birlikte sivil toplum örgütlerini de yönlendirerek, esasında halkın yaşam hakkı için mücadele eden kuruluşları etkisizleştirme gayreti gütmektedir.
 
‘Yeşil Yol projesini’ bölge halkına şirin göstermek için projenin sivil toplum ayağını, Helsinki Yurttaşlar Derneği oluşturmaktadır.
 
Yeşil Yol projesi, aslında ‘yeşil yok’ projesidir!.. Doğal ve yaban hayatı yok edecek bir projedir. Yaylalarla da bir ilgisi yoktur. Karadeniz Bölgesinde yaylacılığın nasıl olduğu herkesin bildiği bir gerçekliktir.
 
Bu proje aynı zamanda, geleneksel yaylacılığı yok edecek bir projedir. Ve daha çok bölgeyi yağma edecek şirketler için düşünülmüştür.
 
Kamuoyunda tartışılmamış, hazırlanmış ve sunulmuş bir projedir. Sonuç olarak Karadeniz’i yağma etmeyi hedeflerine koymuş olanların ‘büyük yol’ projesidir!..
 
 
Yaşamın her alanında yapılan yağma saldırılarına karşı çıktığımız gibi bu projeye de karşı çıkıyoruz.
 
Bu projeyi, yaşam alanlarını savunmak için mücadele edenler üzerinden aklamak gayretiyle, ‘şirket kurnazlığı’ gösteren, Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin Ayder’de düzenlemiş olduğu toplantıyı ve çıkacak sonuçlarını kabul etmediğimizi ilan ediyoruz.
 
Kardeşlik duygusu içinde, dayanışma içinde, birlikte mücadele eden yapıları yok sayarak, bu yapılar içindeki kişileri bireyler olarak çağırmak artık çokuluslu şirketlerin ayakçılığını yapanların bayatlamış numaralarıdır…
 
Bu, aynı zamanda bundan böyle yaşam alanlarını korumak için mücadele eden yapıları muhatap kabul etmeyen, bireyler üzerinden ilişki inşa etmek isteyen, ‘fonlanmış’ yapılara da uyarımızdır!
 
Derelerin Kardeşliği Platformu olarak; Hangi isim altında olursa olsun, hangi ismin imzası olursa olsun, mücadele içinde oluşturduğumuz kurumsal yapımızı kabul etmeyen hiçbir etkinliğe katılmıyoruz.
 
Kişileri, mücadeleler etkin ve bilinir kılar. Onun için asıl olan mücadelenin kendisidir. Asıl olan mücadelenin oluşturduğu yapıdır…
 
DEKAP’ı kimin temsil edip etmeyeceğine DEKAP’ın kendisi karar verir.
 
Bu tür yaklaşımlar aynı zamanda yaşam alanlarının yağma edilmesini karşı birlikte mücadele eden yapıları süreç içinde atomize etme çabalarıdır.
 
Bu nedenle DEKAP içerisinde yer alan arkadaşlarımızı bireyler olarak çağıran Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin bu davetini DERELERİN KARDEŞLİĞİ PLATFORMU’nun mücadele içinden gelen kurumsal yapısını yok sayma olarak görüyor ve ret ediyoruz.
 
Yaşam alanları için mücadele eden tüm dostlarımızı bu tür aldatmacalara karşı uyanık olmaya;Bu yağma harekâtına karşı duran, vadisini, deresini, köyünü, ormanını, yaylasını savunan herkesi omuz omuza vermeye, hep birlikte yaşamı savunmaya çağırıyoruz!
 
Gelin, omuz omuza duralım, doğayı ve yaşamı savunmak için 9 Kasım Pazar günü 12.00’da Trabzon’ da buluşalım!

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.