betnis giriş
betnis
betnis
yakabet giriş
nisbar giriş
nisbar

Vatan mı dediniz? O ‘kayıtsız, şartsız’ şirkete teslim!

MEHVEŞ EVİN [email protected] Topun, tüfeğin dumanı mütemadiyen tüterken, kimsenin tartışmaya fırsat bulamadığı, korkunç sonuçlar doğuracak bir torba yasa daha Meclis’ten geçirildi. 75’inci Madde, CB’nin huzurunda şimdi. İmzasıyla–ki bizzat öncelik verdiği..

Son Güncelleme: Whatsapp

MEHVEŞ EVİN

[email protected]

Topun, tüfeğin dumanı mütemadiyen tüterken, kimsenin tartışmaya fırsat bulamadığı, korkunç sonuçlar doğuracak bir torba yasa daha Meclis’ten geçirildi.

75’inci Madde, CB’nin huzurunda şimdi. İmzasıyla–ki bizzat öncelik verdiği konulardan biri olduğunu tahmin etmek güç değil- ülkenin tüm tabiat varlıkları ve SİT alanları, ‘denetimsiz bir şekilde’ sermayeye açılacak.

Orman…Mera… Kıyı Koruma… Çevre ve benzeri kanunlar, hiçe sayılacak!

Bunun ne demek olduğunun farkında mısınız?

Balık bırakmadığımız denizlerin ‘iyice çoraklaştığı…’

Zaten satıla satıla, HES’ler yapıla yapıla geriye kalan sayılı nehirlerin, derelerin de kuruyup etrafında yaşayan her şeyin ‘sararıp solduğu…’

Sağlığımızın tek ve tartışmasız güvencesi olan bereketli toprakların,‘maden ocaklarıyla’ kirletildiği…

Havamızı, toprağımızı, suyumuzu zehirleyen termik ve nükleer santrallerin kontrol edilmeyeceği bir süreç demek.

Meclis devre dışı: Hani halkın iradesi?

Cerattepe’den ‘Yeşil Yol’ otoyol planlarına, nükleerden termik santrallere, HES’lerden kıyı talanına, yerel halkın itiraz ettiği, ‘hukuken kazanılmış mücadeleler’, 75’inci Madde’yle berhava olacak.

Akkuyu, İğneada, Soma, Elbistan, Hasankeyf ve Kaz Dağları’nı, İstanbul’un köküne kibrit suyu dökecek mega projeleri düşünün…

Ağacı, suyu, toprağıyla beraber ‘insan yaşamını da tehlikeye atacak’kimbilir nice ‘proje’ kapıda. ‘Hiçbir denetime, kurala tabi tutulmadan’, Bakanlar Kurulu’nun bir imzasıyla hayata geçecek!

Tasarı, Anayasa’yı ve uluslararası sözleşmeleri de ihlal ediyor ama takan kim? Kapı gibi OHAL dönemindeyiz!

75’inci madde, hükümetin tabiriyle ‘proje bazlı yatırımları hızlandırmak’için çıkarılıyor. Buna göre ‘stratejik proje bazlı yatırımlar’ın ‘izin, tahsis ve ruhsat yetkisi’ Bakanlar Kurulu’na devredilmesi, halkın iradesini de yok sayıyor çünkü ‘Meclis devre dışı.’

Geleceği verimsiz, kirli teknolojilere feda edeceğiz

Madde 75,  büyük şirketlere ‘akıl almaz kıyaklar’ sunuyor, çünkü:

‘Kurumlar Vergisi’ ve stopaj muafiyeti sağlanacak,

Şirketler 49 yıllığına kamu arazilerini ‘bedelsiz kiralayabilecek,’

Yasada belirlenen koşullar üzerinden, kamu mallarının ve arazilerinin‘bedelsiz devri’ yapılabilecek,

Yetmedi, şirketler elektriği ‘yüzde 50 indirimli’ kullanacak,

Nitelikli çalışan için aylık asgari ücretin 20 katına kadar ücret desteği (nitelikli çalışan kim, belli değil) verilecek,

Devlet, ‘10 yıl boyunca’ kredi faizlerini karşılayabilecek,

‘Gerekli görülürse’ devlet, ilgili projeye ‘yüzde 49 oranında’ ortak olabilecek.

İklim ve enerji uzmanı Önder Algedik, bu imtiyazların ne anlama geldiğini araştırıp yazdı. 75’inci Madde’yi şöyle yorumluyor: “Madde 75, ‘hiçbir darbenin’ hayal edemeyeceği bir şekilde şirketlere imtiyazlar sağlıyor. Kamu kaynaklarının, hiçbir denetime sunulmadan şirketlere verilmesini olanaklı hale getiriyor. Bu imtiyazlar, ekonomiyi büyük tehlikeye atacak, çünkü gelecek on yıllarımızı‘verimsiz, kirli teknolojilere feda edecek olan termik santral projeleri, nükleer projeleri’ gibi projelerin önü açacak.”

Sermaye için ‘yeme de yanında yat’ durumu

Maliyetin büyük bölümü devlette olacağı için sermaye için durum, ‘yeme de yanında yat’ şeklinde özetlenebilir.

Algedik, “Özetle, Bakanlar Kurulu isterse, ‘araziyi bedava verecek,’yatırımına para koyacak, yıllarca vergi almayacak, çalışan maaşını ödeyecek. Üstüne üstük, yatırımın müşterisi de olacak” diyor.

Bir gün elbet savaş tamtamları dinecek, can derdinden, temel hak ihlali tartışmalarından kafayı kaldırıp ‘normal’ hayatla ilgilenecek hale geleceğiz. Ancak göreceğimiz manzara, bugün bile baktıkça içimizi paralayan beton yığınlarının, nefes aldırmayan şehirlerin, rant uğruna talan edilen toprakların ötesinde, bir felaket olacak…

Vatan sevgisini dilinden düşürmeyenlere sormalı:

Suyun, toprağın, ormanın özel şirketlere kayıtsız şartsız teslim edildiği bir yasa, ‘ülkenin en değerli varlıklarının satılması’ anlamına gelmez mi?

Bu mu vatan sevginiz? Bu mu çocuklarımız için hayal ettiğiniz gelecek?

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.