“Buyurun Açları Siz Doyurun!” - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek
escort bodrum bodrum escort fethiye escort
Recep Memişoğlu

“Buyurun Açları Siz Doyurun!”

Bu haber 21 Haziran 2021 - 11:32 'de eklendi ve kez görüntülendi.
“Buyurun Açları Siz Doyurun!”

“Buyurun Açları Siz Doyurun!”

Herkesin anlayacağı gibi bu söz bana ait değil, ülkeyi 20 yıldır yöneten bir partinin liderine ait. Bu söz, muhalefetin iktidarı eleştirmesi üzerine söylenmiştir. Peki, muhalefet iktidarı eleştirmeyecek mi?  Kendince yanlış bulduğu icraatlara sözünü söylemeyecek mi? Halkın sesi olmasında bir sakınca mı var? Muhalefet mevkii, halkın karnını doyurma yeri değildir. O yer iktidarın oturduğu sandalye ile gerçekleştirilir. Şimdi muhalefetin haklılığını kanıtlayan rakamlarla konuşalım o zaman.

Aç kim, açıkta kim, zenginler kim, kaç kişiler ve kaç kişiye hükmediyorlar? Zaten sistem gereği daha önceleri de zengin ve fakirin arasının uçurum olduğu Türkiye’de, AKP iktidarında bu açı daha da açılmaya başlayacaktır. En zengin yüzde 1’lik kesim tüm zenginliğin yüzde 43’üne hakimken, bu oran yüzde 10’da yüzde 75’lere tırmanmaktadır. Tersinden söylersek, yüze 99 kesim tüm servetin yüzde 57’sine sahipken, yüzde 1 ise 43’ünü almaktadır. Bu rakamlar korkunç rakamlardır. Ancak demokratik olmayan ülkelerde görülebilen bu durum, acı verdiği kadar da insani ve vicdani değildir.

Rakamlarla devam edelim. Sendikaların hesapladığı insani açlık sınırı 2.830 liradır. Peki, Türkiye’de asgari ücret kaç lira, 2.843 lira. Yani açlık sınırıyla eşit. Ki çalışanların ortalama yüzde 60’i asgari ücretle çalıştığı söylenmektedir. Tüm çalışanların 25 milyon olduğu düşünülürsek, 15 milyon kişi asgari ücretle çalışıyor anlamına gelmektedir.. Ülke ortamlarına vurduğumuzda, her bir aileyi 4 ile çarparsak, neredeyse 60 milyona denk düşmektedir.  Bura da ki rakamsal korkunçluğunu görebiliyorsunuz sanırım.

 

Türkiye’de son yılarda artan icra dosyalarının sayısı 24 milyona ulaştığı söyleniyor. Ki bu rakamlar çok korkunç rakamlar. Bu ülke nüfusunun takriben yüzde doksanına denk düşer. Yani herkes borçlu ve icralık. Böyle bir ülkenin sürdürülebilir bir tarafı olur mu? Okulunda olması gereken çocukların tarlada, inşaatlarda ve birçok tehlikeli alanda çalıştırıldığını biliyoruz. Onun içindir ki, yalnızca son sekiz yılda 513 çocuk çalışırken ölmüş durumda. Bu çocukların katili devlettir.

Sokakta çalışan bir çocuğa soruluyor, ‘Hayalin nedir’ diye. Yanıtı ise çok manidar. “Evdekiler aç, ekmek götürebilmeliyim, başka bir şey istemiyorum” diyor. Sokakta oyunda ve okulunda olması gereken bir çocuğun sırtına şimdiden bu kadar yük yüklersek, o çocuk hayata nasıl pozitif bakacak, özgüven sağlayacak ve devletine inanacak?

Erdoğan kendisini eleştirenleri ‘nankörlükle’ suçlamaktadır. Bizde bir ‘nankör’ olarak soralım o zaman; Bu ülkede aç ve açıkta insanlar var demek mi nankörlüktür?

Yönetemiyorsunuz demek mi nankörlüktür?

‘Harun iken Karun oldunuz’ demek mi nankörlüktür?

15 milyonun üzerinde aile asgari yani açlık sınırında ücretle geçiniyor demek mi nankörlüktür?

45-50 milyon kişi açlık sınırında yaşama mahküm edilirken, AKP’li üst yönetici sınıfınızın tümünün 3-4 yüklü maaş alıyor demek mi nankörlüktür?

?

Bu yandaşlarınızın 60 bin liranın altında maaş almadığını söylemek mi nankörlük oluyor?

5’li 10’lu çetelerinize tüm ihaleleri verdiniz demek mi nankörlük oluyor?

Cemaatlerle iş birliği yaptınız, iktidar ortağı oldunuz demek mi nankörlük oluyor?                                                Olmadı mafya bozuntularıyla, çetelerle iş tuttunuz, ortaklık yaptınız demek mi nankörlük oluyor? Ülkeyi talana çevirdiniz, tabiatı tahrip ettiniz, ülkeyi yandaş ve dış uluslararası şirketlere ipotek ettiniz demek mi nankörlük oluyor?             Uçuk/Kaçık projelerinizle ülkeyi oyalıyor, borçlandırıyorsunuz demek mi nankörlük oluyor?

Ülkenin hazinesini tam takır ettiniz, boşattınız, yandaş şirketlere ve betonlara yatırdınız demek mi nankörlük oluyor?

Ülkeyi kendi aile şirketi gibi bile de değil, emanet şirket gibi ‘batarsa batsın, ben yükümü alırım’ şeklinde yönettiğinizi söylemek mi nankörlük oluyor?

Bu soruları çoğaltmak mümkün ama gerek yok. Bir ülkede hem fakirlik hemde zenginlik artıyorsa orada büyük sorun var demektir. Yazımızı ‘kemanı ağlatan adam’ diye bilinen ve ülkesini terk etmek zorunda bırakılan İran asıllı müzisyenin sözüyle bitirelim;

“Dünyada yüzlerce milliyet, dil, din, mezhep olabilir. Ama iki çeşit insan vardır; Vicdanı olanlar ve vicdanı olmayanlar”  diye özetleyecektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA