HDP Murat ÇEPNİ İKİZDERE’DE AKP’NİN BÜTÜN OYUNLARI BOZULDU - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

HDP Murat ÇEPNİ İKİZDERE’DE AKP’NİN BÜTÜN OYUNLARI BOZULDU

Bu haber 19 Mayıs 2021 - 15:35 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HDP Murat ÇEPNİ İKİZDERE’DE AKP’NİN BÜTÜN OYUNLARI BOZULDU

Hdp Milletvekili Murat Çepni ” Sarayın  kendisini en güçlü hissettiği yer Karadeniz  ve en güçlü hissettiği yerde Karadeniz’de bütün ezberleri altüst oldu.  Oradaki  20-30 tane   köylü Akp’nin,  şirketin bütün planlarını altüst etti. Onların o bütün o pervasızca hukuk kanun tanımaz cezasına ben yaparım. Nasılsa olur yaklaşımını tuzla buz etti”

Artı tv’de Ezo Özer ile Odak İkizdere Direnişi programına katılan  Halkların Demokratik Partisi  Milletvekili Murat Çepni İkizdere’de  Akp’nin bütün oyunları bozuldu. Karadeniz sarayın bekası, Karadeniz onun arka bahçesi İyidere lojistik merkezi. . Saltanat saray ekonomisi oluşturmaya çalışıyorlar. Ne kadar  sarayın kasaları dolarsa o kadar yardıma muhtaç bir çuval patatese bir çuval soğana, muhtaç insanlar yani kullar denklemi yaratılabilir. Dedi

İkizdere’de Ohal İle Tanıştı

Çepni”Evet İkizdere’de Ohal ile tanışmış oldu. Çünkü Akp’nin herhangi bir projesine karşı çıkarsanız karşınıza devleti bulursunuz. Dolayısıyla her yol ve yöntemle bu itiraz mutlaka susturulur. Yani Akp’nin siyaseti tam olarak böyle. Bununla tabi Karadeniz ilk defa İkizlere’deki direnişte buluşmadı tanışmadı. Hatta İkizdere’de dahi bundan önceki yıllarda heslere karşı çok etkili direnişler gerçekleşti. Örneğin Mize köyünde çok etkili bir direniş gerçekleşti heslere karşı ve bu hes engellendi. Şimşirli köyünde heslere karşı etkili mücadele yürütüldü velhasıl Karadeniz de böyle bir direniş kültürü var. İkizdere sularının korunmasına dair çok önemli çalışmaların yapıldığı bir yer”dedi

 

Yaşanalar Devlet Politikası
Çepni ” Şimdi biz kapsamlı bir saldırıyla karşı karşıyayız. Bir taraftan tabii ki İkizdere Eskencidere özelinde tartışmak lazım. Bu direnişte bütün ekoloji mücadelesi açısından çok önemli dersler ve deneyimler çekti. Tabii bir taraftan böyle bakmak gerekirken diğer taraftan da ekoloji mücadelesini İkizderedeki direnişten ibaret de görmemek lazım. Böyle görürsek eğer. Doğru sonuçlara varamayız. Yani bunun bir devlet politikası olduğunu ortaya çıkartmak lazım. Ama tabi maalesef şöyle gelişiyor. Ekoloji mücadelesinin şu anda bulunduğu aşamanın en büyük handikapı bu zaten , bu zaten , ekoloji örgütleri tarafından bir biçimde tartışılıyor. Tartışma konusu bu. Şimdi bunu bir devlet politikası olarak kavramadığımız koşullarda bunun sadece bir şirketin ve kolluk güçlerinin ibaret bir sistem olarak. Görürsek eğer burada ne direniş anlayabiliriz, ne de ne yapılacağını doğrudur, tartışabiliriz.

Akp’nin En Güçlü Hissettiği Yerde 20-30 Bütün Planları Altüst Etti

Şimdi buradan şirket şunu yapıyor. Yani kendisini en güçlü hissettiği yer Karadeniz. Ve en güçlü hissettiği yerde Karadeniz de bütün ezberleri altüst oldu. Yani bir direniş oradaki 10,20,30 tane insan köylü Akp’nin,  Akep’enin şirketinin bütün planlarını altüst etti. Onların o bütün o pervasızca hukuk kanun tanımazcasına ben yaparım. Nasılsa olur yaklaşımını tuzla buz etti

Bu Direniş Başarılı Olmuştur 

Bu anlamda bu direniş başarılı olmuştur. Yani bu direniş toplamda Türkiye’de doğaya. Karşı işlenen suçlar açısından önemli bir mevzi kazandığını söyleyebilirim. Dolayısıyla şimdi ne olur bu direniş diye sordunuz. Evet, bu direniş İkizdere’den ibaret bir direniş olmadığı için herhangi bir direnişin kaderini de tek başına o yerin belirleme şansı kalmıyor. Yani ne oluyor? En başında bu direnişte şunu yaptılar, bakın sokağa çıkma yasağının başladığı gün buraya dozerleri soktular. Akp bütün pandemi sürecini fırsata çeviren bir iktidar, yani sadece bunu doğaya dönüş yapmadı. Pandemi sürecinde 10 binlerce işçi kod 29 da sözüm ona işçi çıkartmak yasak olmasına rağmen işçileri tazminatsız kıdem tazminatsız parasız sokakta açlığa bıraktı. Böyle bir rejimle karşı karşıyayız dolayısıyla. İkizdere’de devletin bütün olanaklarını kullandı. Yani dozerini kullandı bütün kolluk kuvvetlerini kullandı. Yetmedi bütün kara propaganda mekanizmalarını kullandı. Önce basınla bunu yapmaya çalıştı. Yeterli olmadı. İkizdere’deki sözüm ona S.T.Ö’ler açıklama yaptılar. Ondan sonra seçilmiş belediye başkanları geldi, açıklama yaptılar falan böyle meseleyi tamamıyla bekaya dönüştürdüler. Yani sanki sarayın bekasına dönmüş oldu. Şimdi bir yerden bakarsak abartılı gelebilir. Bize bu yaklaşım ama bir yerden baktığımızda bir gerçekliği var.

Sarayın Bekası Karadeniz’den Besleniyor

Sarayın bekası işte Karadeniz dediğiniz yerden besleniyor. Yani orası onun arka bahçesi, lojistik merkezi gibi aslında Karadeniz şimdi böyle bir yerden bir darbe yiyince o şirketin halk ve doğa düşmanı karakteri o şirketin. Karından başka hiçbir şey düşünmeyen  bir vampir gibi Karadeniz’e saldırdığı gerçeği, yani benim bildiğim kadarıyla. Hiç bu kadar teşhir olmamıştı. Yani Akp’ye ve Akp’nin şirketleri bu kez tam anlamıyla suçlunun suç üstü yakalaması gibi bir durumla karşı karşıya kaldılar. Suçüstü yakalandı şimdi böyle olunca. Benim anladığım şu bir kez geri adım atarlarsa işte Karadeniz’de çok sayıda buna benzer örnek var. Taş ocağı var, hesler var. Halihazırda süren direnişler de var. Buradan bizim bu geri adımımız diğer alanlara da öyle teşvikler diye muhtemelen korkuyorlar.

Erdoğan Diyor ki Arsa Ranta dönüşürse Vatandır

Akp Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı dedi ki. Bir arazi var birde arsa var şimdi bu arsanın arazi ye dönüşmesi lazım. Yani diyor ki arsa öylesine duruyorsa hiç bir şeydir. Fakat o arsa araziye dönüşürse yani ranta dönüşebilirse onun üzerinde inşaatlar yapılabilirse onun üzerine süper projeler yapılabilirse ancak o zaman burası bir vatana dönüşür diyor. Şimdi böyle bir insanla karşı karşıyayız. Biz başından beri söylüyoruz aslında yani.

 

Marx’a Rahmet Okuttular

Biz şimdi bu Akp’yi eleştirirken, örneğin diyelim ki sağlık politikalarını eleştiriyoruz, eğitim politikaları eleştiriyoruz, doğa politikalarını eleştiriyoruz. Fakat burada bir yanlış yönetimden bahsetmiyoruz. Biz yani bir yanlış iktidar yönteminden yönetimiyle karşı karşıya değiliz. Doğrudan bunu bir siyasi beka sorunu olarak gören, bunu doğrudan bir tercih olarak gören ve Akp’nin kendi devletleşmesini de bu doğanın ve emeğin acımasızca sömürüsü üzerine kuran bir iktidar ile karşı karşıyayız. O yüzden paraya dönüştürebilir. Yani biz Marx’ın ünlü bir lafı var: Hani der ya kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser. Şimdi bunlar onu da orada rahmet okuturlar yani bu bu anlamda kapitalizmin rahmet okuturlar. Çünkü yaptıkları işler gerçek anlamda sadece ve sadece şirketlerin kasasını eşittir

Saltanat Ekonomisi Oluşturmaya Çalışıyorlar

Saray kasasını dolduran şeyler yani kapitalist anlamda gelişmeye bile aslında çok hizmet eden. Yatırımlar değil bunlar yani burjuva anlamda bile bu yatırımların, bu projelerin kapitalist devletin gelişmesini de doğrudan bir katkısı olan yatırımlar değil bunlar. Enerji yatırımları da böyle. Bu heslerin de böyle aslında. Tam olarak kelimenin gerçek anlamıyla söylüyorum. Halkın bütçesini bu projeler eliyle saray’a hortumlayan bir sistem bu ve bu niye böyle diye sorabilirsiniz. Buna da cevabını vereyim. Bu yani şöyle de denebilir, eğer bunun kapitalist anlamda bir getirisi yoksa bu ne yapıyorlar diye sorulursa bunun bir tane sebebi var. Bunlarda bir saltanat ekonomisi oluşturmaya çalışıyorlar. Saltanat saray ekonomisi oluşturmaya çalışıyorlar. Ne kadar büyük saray kasaları ne kadar dolarsa o kadar yardıma muhtaç bir çuval patatese bir çuval soğana. Muhtaç insanlar yani kullar denklemi yaratılabilir. Yukarıda bir sanayi kasası, altta da bu kasadan damlamasını bekleyen halklar insanlar, bu sistemin işlediğini görüyoruz. Başka bir mantıklı açıklaması biz bulamıyoruz” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA