Bu Ateş Sizi de Yakar! - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek
Recep Memişoğlu
Recep Memişoğlu

Bu Ateş Sizi de Yakar!

Bu haber 05 Ağustos 2021 - 20:12 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Bu Ateş Sizi de Yakar!

Ateş yandı mı, sahibine bakmaksızın etrafında, yakınında ve uzanabileceği ne varsa yakar, yıkar. Onun içindir ki, ‘ateşle oynanmaz’ derler. Tabi bugün kimse ateşle oynamıyor ama ateşin verebileceği zararları görüp ve bilip de önlememek de ona benzin taşımak değil midir?
Bugün dokuz gündür Akdeniz ve Ege il ve ilçeleri yanıyor ve yangın söndürülemiyor. Peki, orman yangınları nasıl söndürülür? Arazi engebeli ve ulaşılmaz olduğu için özellikle hava desteğiyle. Bu kadar geniş yanacak kadar ormanlara, araziye sahip olup da söndürme gereçleri bakımından hazırlıklı değilseniz bunu nasıl açıklayabiliriz?

AKP genel başkanı ve C. Başkanının 13 tane lüks uçağı varsa ve devlete bağlı orman bakanlığının bir tane dahi yangın söndürme uçağı yoksa bu durumu nasıl açıklayabiliriz? İtibar, kibir ve zevk düşkünü hangisini dersek diyelim, mevcudu açıklayamayacaktır. Bu uçakların bir tekinin değeri ile on tane yeni yangın söndürme uçağı alınabiliyorsa ve bu yapılmamışsa, buna ne denir, bu nasıl açıklanır sorusunun yanıtını okuyucuya bırakıyorum. THK hangarlarında daha önceden alınan ve çokça kullandığımız, başka ülkelere dahi yardıma gönderdiğimiz uçakları yok sayan devlet zihniyeti ile karşı karşıyayız.
Bu uçaklar, ‘miadını doldur muymuş, kullanılamaz haldeymiş’ iyi de batı ülkeleri bile hala bu uçakları kullanıyorsa, biz neden kullanmayalım. Tamiratı mümkünken, değerinden çok düşük harcamalarla uçacak hale getirilebilinirken, “envanterimizde böyle uçaklar yok yok” demek, yalancılık değilse, ne demektir? CHP heyeti, THK hangarına giderek bu uçakların varlığını resimleri ve videolarıyla kamuoyuyla paylaştılar. Peki, şimdi buna ne diyeceksiniz?
Ayrıca CHP’li 11 belediye diyor ki, “uçaklar kullanılacak hale getirilecek kadar tüm masraflarını biz karşılayalım” demelerine rağmen devletin yetkili ve etkili şahsiyetlerinden bir tek ses yok. 04 Ağustos akşamı Erdoğan yandaş bir tv’ye çıkmış ve yine yandaş gazetecileri almış karşısına açıklamalarda bulunuyor. Gazeteciler elpençe, aman ağzımızdan yanlış bir cümle çıkmasın çabası içerisinde, Erdoğan’ın işini kolaylaştıran, önü açan sorular sorarken adeta yerlerde sürünüyorlar. Erdoğan ise, muhalefeti suçlama, muhalif belediyelere fatura çıkartma peşinde, oturduğu lüks döşenmiş, geniş sarayında pişkince soruları yanıtlama gayreti içerisinde.

Her geçen dakika ve saat vahameti artırırken, gece söndürme çalışmaları yapılamazken, rahat koltuklarda konuşabilmek ne güzel değil mi? Yangındaki bölge halkı ve belediye başkanları feryat ve figan içerisinde, adeta merkezi iktidara hava desteği gönderin diye ‘yalvarıyorlar, ağlıyorlar’! Yangın bölgesinde devlet ‘kriz masası’ kuruyor ama bölge muhalif belediye başkanları bu organizasyona alınmıyorlar. Girmek isteyen başkanda ‘isminiz yok’ diyerek kapıdan çevriliyor. Antalya belediye başkanı M. Böcek belediye meclisinde feryat edip yardım isterken, AKP grup başkanı adeta sırıtıyor ve soruna olan duyarsızlığını faş ediyor.
Orman Bakanı açıklama yapıyor, yangın söndürmede tüm kurumları takdir eden sözler sarf ediyor ama tüm imkanlarıyla ve diğer kardeş belediyelerden gelen yardım araçlarıyla canla başla, gece gündüz çaba gösterirlerken, belediyelerin çabalarından tek bir takdir sözü dahi etmiyor.
Uluslararası kurumlar, büyük yangına yardım etmenin organizasyonunu yaparlarken, Erdoğan ve devlet aklı, ‘bunlar bizim başarısızlığımızı dünyaya tescillemek, bizi itibarsızlaştırmak istiyorlar’ diyerek yardımı geri çeviriyorlar, yardım talep etmiyorlar. Bugün yangının dokuzuncu günü ve yüzlerce ev, binlerce orman alanı yanmaya devam ederken, birkaç uçağın gelmesine ancak izin veriliyor.
Emniyetin ‘Tomaları’ sokakta eylemcilere tazyikli su sıkmaya hazırken, orman söndürmede uzun süre yok sayıldı. Her bakımdan hazır güç olan askerler ise, yangın söndürmeye adeta sokulmadı. Bölge askeri yetkililerden bir rütbeli ismini vermeden feryat ediyor, ‘talep etmemize rağmen alana sokulmadık’ diye.
Erdoğan ise, Rize’deki sel felaketinde olduğu gibi Ege ve Akdeniz bölgesindeki yangın yerlerini ziyaretinde vatandaşlara ‘çay için’ diyerek üzerlerine ‘200 gr paket’ atmakla meşgul. Selden ve yangından canı yanan, zarar gören, acı çeken insanların çay içecek keyifleri olup olmadığını bilemeyecek kadar gözünüz karardı, itibarınız yüksekte ve halka uzaksınız.

Baştan söyledik. Yangın, Sel, Deprem gibi doğal afetlerin önünde kimse duramaz. Tüm bunlar kader de değildir. Her birinin çaresi vardır. Olmasını önleyemezsiniz ama zararı en aza indirme imkanlarınız vardır. Küresel ısınmanın arkasına da sığınamazsınız. Araçların yetersizliği ve yokluğu sizin keyfiyetinizden, itibarınızı koruma tutarsızlığınızdandır. Bu kadar zarar/ziyan varken, itibarınızın hala yerli yerinde olduğunu düşünüyor musunuz? Yangın söndürme uçağımızın olmaması da itibar mıdır?

Savaş, emanet ve kiralık silahlarla kazanılmaz. Bu tür felaketler de ‘sahada mevzi kazanmak, geri püskürtmek ve başarı kazanmak’ ise, siz bu mücadeleyi halkın gözünde çoktan kaybettiniz bile. Tüm kibrinizle, itibarlarınızla, yüksek maaşlarınızla, lüks yaşantılarınızla, duyarsızlığınızla, yandaşlığınızla, biat kültürünüzle, cumhuriyet ve demokrasiye olan düşmanlığınızla yok olup gideceksiniz….

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA