SAMSUN EĞİTİM SEN “HAKLARIMIZA, ÖZGÜRLÜKLERİMİZE “TAM KAPANMA” YI REDDEDİYORUZ!” - Nabız Gazetesi - Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SON DAKİKA

Nabız Gazetesi – Rize Haberleri, Artvin Haberleri,Karadeniz Haberleri,Kadın,Çevre,Bölge Haberleri,insan hakları,cinsellik,dünya,siyaset,emek

SAMSUN EĞİTİM SEN “HAKLARIMIZA, ÖZGÜRLÜKLERİMİZE “TAM KAPANMA” YI REDDEDİYORUZ!”

Bu haber 09 Mayıs 2021 - 14:52 'de eklendi ve kez görüntülendi.
SAMSUN EĞİTİM SEN “HAKLARIMIZA, ÖZGÜRLÜKLERİMİZE “TAM KAPANMA” YI REDDEDİYORUZ!”

HAKLARIMIZA, ÖZGÜRLÜKLERİMİZE “TAM KAPANMA” YI REDDEDİYORUZ!

GENÇAĞA KARAFAZLI

Samsun Eğitim sen şube başkanı Arzu Topaloğlu ilgili bakanlıklara seslendi. “Tüm eğitim emekçileri bir an önce aşılanmalı, düzenli test yapılmalıdır. Uzaktan eğitim erişim için öğrencilerimizin gereksinim duyduğu cihazlar, internet erişimi ücretsiz karşılanmalıdır”.

Topaloğlu “Milyonlarca emekçi salgın artışına rağmen sermayenin ihtiyaçları için, çarklar dönsün diye çalıştırılmaya devam ediliyor iken açıklanan sözde kapanma kararları, her geçen gün haklarımıza, özgürlüklerimize yaşam tarzımıza müdahaleye dönüşüyor. Toplumun tüm kesimleri yasaklarla kuşatılıyor, en temel haklarımız yok sayılıyor.

HUKUK DİŞİ CEZALAR UYGULANIYOR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte kanun sayısı azalırken kararname sayısı her geçen gün daha da arttı, KHK’ların yerini İçişleri Bakanlığı genelgeleri ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri aldı. Kanunla yapılması gereken çok sayıda düzenleme genelgelerle, kararnamelerle yapılmaya başlandı. Kararnamelere, genelgelere, sözlü talimatlar da eklendi. Hukuki bir belge olmamasına rağmen sözlü talimat gerekçe gösterilerek yasağa uymama gerekçesi ile cezalar uygulanmaya başladı. Sözlü talimat uygulamalarına tepkiler sonrasında ise bu sefer de valilikler, il hıfzısıhha kurulları “yasaklamalar” sürecine dahil edildi. Kendi ülkesinde yabancıların rahatlıkla denize girdiği yerde denize giremeyen vatandaşlar olduk. Bu süreçler muhalefetin ifade ettiği gibi “yönetememe hali” değil keyfine göre yönetme halidir.

Salgında sözde “tam kapanma” kararlarına rağmen milyonlarca emekçi yaşamları pahasına çalıştırılırken, alınmayan önlemler ve salgın artışına rağmen binlerce emekçi yaşamını kaybetmişken, emekçiler kod 29’lar ile işten çıkarılırken, 1 Mayıs; sokaklar, alanlar, meydanlar emekçilere, eşitlik, özgürlük mücadelesi verenlere yasaklanmıştır.

TOPLUM HER TÜLÜ BASKI İLE SUSTURULMAK İSTENİYOR

Tüm yaşadıklarımız bir kez daha gösteriyor ki yaşanılan yalnızca parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçiş ile otoriterleşmenin artması değildir. Siyasal, toplumsal ve kamusal alanda yasal veya anayasal dönüşümlerle sınırlı olmayan bir dönüşüm süreci yaşıyoruz. Otoriterleşme, piyasalaşma ve dinselleşme üçlü sacayağı üzerinden, mücadele ederek, bedel ödeyerek kazandığımız tüm haklarımız, özgürlüklerimiz sermayenin, siyasi iktidarın bekası için ellerimizden alınmaya çalışılıyor. Açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, eşitsizliğin bu denli derinleştiği bir gerçeklikte toplum baskıyla ve tevekkülle susturulmak isteniyor. Tam da bu yaşadığımız gerçeklik üzerinden otoriterleşme, dinselleşme ve emek sömürüsüne karşı vereceğimiz mücadele birbirinden ayrılamaz bir bütündür. Demokrasi de laiklik de asla vazgeçmeyeceğimiz sınıfsal taleplerimizdir.

Tüm emekçilerin aşılandığı algısı yaratılmaya çalışılarak aşılanmayan yüz binlerce eğitim emekçisi arkadaşımızın aşılanmadığı gerçeğinin üstü örtülmeye çalışılıyor. 17 Mayıs’a yani yüz yüze eğitim ile ilgili kararın açıklanacağı güne yalnızca 10 gün kaldı. Tüm eğitim emekçilerinin aşılanması MEB’in gündeminde dahi değil. Aşılanmadığı, düzenli test yapılmadığı ve alınmayan önlemler sonucu salgında tespit edebildiğimiz en az 100 eğitim emekçisi arkadaşımızı kaybettik. Acımız da, öfkemiz de sonsuz…

Sayın Bakan; daha 30’larında gencecik bir eğitim emekçisi sizin de parçası olduğunuz bu sömürü düzeninde, bilgisayarının başında öğrencilerine ders verirken onların gözü önünde beyin kanaması

geçirerek can verdi. Siz ise hala, sizin için romantik bizim için dramatik dileklerle gül dalına çaput bağlıyor, her gün aklımızla alay ediyor, biz eğitim emekçilerini ölüme öğrencilerimizi cehalete mahkum etmeye devam ediyorsunuz. Alınmayan tedbirler ve önlenebilir ölümler yaşatıyorsunuz.

SAYIN BAKAN AÇIKLAMA YAPMAYACAKMISNIZ?

Sayın Bakan; 24 Şubat tarihinde siz aşınızı olduktan sonra Sağlık Bakanlığına ilettiğiniz aşı talebinizin üzerinden yaklaşık iki buçuk ay geçmesine rağmen eğitimcilerin neden hala aşılanmadığı noktasında bir açıklama yapmayacak mısınız?

Tüm eğitim emekçileri bir an önce aşılanmalı, düzenli test yapılmalıdır. Uzaktan eğitim erişim için öğrencilerimizin gereksinim duyduğu cihazlar, internet erişimi ücretsiz karşılanmalıdır. Her öğrencinin istediği okulda eğitim görme hakkı en temel haktır, sınavlar iptal edilmelidir. Haklarımızı, özgürlüklerimizi yok sayan tüm antidemokratik uygulamalara son verilmelidir.

Biz eğitim emekçileri iktidarın aklımızla alay eden uygulama ve söylemlerine rağmen, aşı olmak için başka bir mesleki tercihte bulunmuyoruz. Bir an önce öğrencilerimizle buluşmak için yapmanız gerekenleri yeniden hatırlatıyoruz.

Eğitim emekçilerinin hakları, öğrencilerimizin eğitim hakkı mücadelemizi de, eşitlik, özgürlük, laiklik, demokrasi mücadelemizi de tarihsel ve toplumsal sorumluluğumuz gereği ısrarla ve inatla, kararlılıkla sürdüreceğiz.

Haklarımıza, özgürlüklerimize “tam kapanmayı reddediyoruz”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA